Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

Abstract In this essay I attempt to explicate the sense in which Michel Henry’s reductive phenomenology rendering Life as affectivity resonates with Alain Badiou’s subtractive ontology rendering the subject as eternity in time. I claim that these two modes of subjectivity are the two modalities of the Real manifesting itself as quality (Henry’s patheme) and... Continue Reading →

Advertisements

Diyalektiğin Limitleri ve Fenomenler Dünyasının Ötesi: Olmayan’ın Gölgesinde Postnihilistik Spekülasyonlar

Namevcudiyetin Ontolojisi Güneş her gün yeni...  ~ Heraklitus Kitab-ı Nihil ve Post-Nihilistik Spekülasyonlar gündoğumları ve günbatımları boyunca yazılıp nihayete erdikten ve neticede Ölümlü, Pek Ölümlü adını taşıyan tek bir kitaba dönüştükten çok kısa bir süre sonra, sözünü ettiğimiz bu kitaba aynı zamanda hem bir önsöz hem de bir sonsöz niteliği taşıması niyetiyle kaleme alınan bu yazı, Alain Badiou, Michel Henry, Gilles Deleuze ve François... Continue Reading →

The Event as Slavoj Zizek puts it

“A tsunami killed more than 200,000 people in Indonesia!” “The people have won! The dictator has run away!” “How is something as beautiful as Beethoven’s last piano sonata even possible?”All these statements refer to what some of us would consider an event . . . An “Event” can refer to a devastating natural disaster or to the latest... Continue Reading →

Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze (Kült Neşriyat eKitap)

“Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze” metni daha önce Gonzo Corpus’un 5. sayısı olan “Varoluşun O Karanlık Dehlizi: Ölüm” içinde yer almıştı. Metnin gözden geçirilip, eklemelerle zenginleştirilmiş bu versiyonu Kült Gonzo Corpus Kitapları’nın ilk parçası olarak okura sunuluyor. Bilen bilir, bilmeyen öğrenir şeklinde düşünecek olursak diyebiliriz ki Deleuze‘ün tüm felsefesi insanın yaşayabileceklerini çoğaltmaya yönelikti. Buna insan... Continue Reading →

Değişim ve Yaratıcılık Mefhumlarına İlişkin Bazı Aşkınsal Ahkâmlar

Deleuze'ün tüm felsefesi insanın yaşayabileceklerini çoğaltmaya yönelikti. Buna insan bilincini genişletme çabası da diyebiliriz aslında. Ama Deleuze'ün kendinden öncekilerden farkı, genişleme için öncelikle kasılmak gerektiği yönündeki saptamasından ileri geliyordu. O, Schelling'e dayanan doğa felsefesinin merkezine genleşip-daralan bir madde yerleştirmişti. Böylelikle statik merkez kavramını akışkan bir şeyle doldurarak içten çökertmek suretiyle ortadan kaldırabileceğini düşünüyordu. Beş duyumuzun... Continue Reading →

Ölübölge Yazıtı

Dünyanın merkezinde ne olduğu konusunda yapılan araştırmaların en önemlisi Japon bir bilim adamının dünyanın merkezindeki koşulları sanal ortamda yaratıp oluşan görüntüyü bilgisayar ekranından gözlemlemeyi mümkün kılan çalışmasıdır. Buna göre dünyanın merkezinde aşırı yoğunlaşmış ateşten kristal ormanları bulunmaktadır. Varlığın özünü oluşturan maddenin plazma veya protoplazma benzeri akışkan bir madde olduğu ise farklı zamanlarda ve farklı suretlerle... Continue Reading →

Sanat, Felsefe, Politika, Gezi ve Ötesi ~ Rancière, Žižek, Sloterdijk, Erdem, Acar, Jackson, Cage, Virno, Gržinić (Varlık, Eylül 2013)

Dosya: Sanat ve Politika – Jacques Rancière, Slavoj Žižek, Peter Sloterdijk, Cengiz Erdem, Barış Acar, Thomas H. Jackson, John Cage, Paolo Virno, Marina Gržinić SANATIN POLİTİKASI / Dosya / Varlık - Eylül 2013 Sanatın Politikası – Barış Acar Sayfa:3 Gezi Direnişi’yle beraber sanat dünyasında, belki de uzun zamandır tanık olmadığımız kadar canlı bir biçimde, yeniden... Continue Reading →

Alain Badiou’nun Olay Felsefesi ve Gezi Ruhu’nun Hakikati (Varlık Dergisi)

2007 yılında Pier Paolo Pasolini üzerine verdiği Yıkım, Olumsuzlama, Çıkarma (Destruction, Negation, Subtraction) adlı bir seminerde direnmenin, mevcut düzene isyan etmenin en doğal hak olmanın da ötesinde bir sorumluluk olduğunu söyleyen, fakat direnişin farklı formlarda tezahür eden bir yapıya sahip olması sebebiyle dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunduğunun da altını çizen Alain Badiou'nun amacı, olumsuzlamanın... Continue Reading →

Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze

  Bir Ölüm, İki Hayat Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak ne ömür yeter herhalde, ne de kâğıt. Lâkin yurdumuzdaki son... Continue Reading →

Slavoj Žižek’in Gezi Direnişine Dair Mesajı (Žižek weighs in on the revolt in Turkey)

  İstanbul’un göbeğindeki küçük bir parkın ticari amaçlarla tahrip edilmesi gibi bir yerel meseleden kaynaklı gibi görünse de, Türkiye’de devam etmekte olan protestolar açıkça çok daha derin bir öfkeye işaret ediyor. Bu öfkenin yaygın bir şekilde, “ılımlı İslam” ülkesi modeli olarak algılanan, hızla gelişen bir ekonomiye sahip bir ülkede patlak vermesi, hastalığın nedenlerini de: vahşi... Continue Reading →

Žižek weighs in on Chávez: A heart larger than life

a human heart stripped of the tissue and muscle surrounding it

“There is an illness, I heard, when heart – as organ – simply grows too big and cannot function properly, unable to pump all the blood through its widened veins. Maybe Chávez really died of having too big a heart.”

~ Slavoj Žižek

Blog da Boitempo

13.03.11_Slavoj Zizek_A heart larger than lifeBy Slavoj Žižek.

Para a versão em português do artigo, clique aqui.

I must confess that, more often than not, I did not like what Hugo Chávez was doing, especially in the last years of his reign. I don’t mean the ridiculous accusations about his “totalitarian” dictatorship (to people who claimed this, I would advise a year or two in a real Stalinist dictatorship!). But yes, he did many crazy things. In foreign politics, one cannot excuse his friendship with Lukashenko and Ahmadinejad; in economic politics, a series of badly improvised measures which, instead of really solving problems, rather consisted in throwing money at them to cover them up; mistreating political prisoners and deserving a rebuttal from Noam Chomsky himself; up to – last and least – some ridiculous cultural measures like prohibiting Simpsons on TV.

But all this pales into insignificance compared with the basic project he was…

View original post 803 more words

Trauma and the Immanence of Eternity

In my previous post I've attempted to trace, clarify and briefly define certain positions and oppositions within the philosophical field today. It is my conviction that at the root of philosophical enquiry lies a series of dialectical relationships between affirmation and negation, transcendence and immanence, reality in-itself and reality for-us, finitude and infinity, being and... Continue Reading →

Melancholia and the Cartesian Subject

In his lecture On Melancholy and an essay entitled Melancholy and the Act, Zizek claims that melancholia occurs not when we lose the object, but rather when the object is still here although we no longer desire it. According to Zizek, melancholia as Freud defines it in Mourning and Melancholia, shouldn’t be interpreted as if it... Continue Reading →

Transendental Materyalizm, Diyalektik ve Plastisite (Johnston, Zizek, Malabou)

Adrian Johnston 2010 yılında Real Objects/Material Subjects adlı felsefi etkinlikte yaptığı Naturalism or Anti-naturalism? No thanks, both are worse: Science, Materialism and Slavoj Zizek adlı konuşmada Zizek’in ontolojisini neden Transendental Materyalizm diye adlandırdığını net bir şekilde ortaya koyar. Johnston’a göre özelde Zizek’in, genel olarak ise transendental materyalizmin amacı cogito gibi bir öznelliğin olumsuzlayıcılığının/olumsuzluğununmaddi varlıktan nasıl doğduğunu... Continue Reading →

Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının Alman İdealizmi’nin dört atlısına tekabül ettiğini öne sürer. Buna göre Kant, Newtoncu bilimin felsefi versiyonuyla,... Continue Reading →

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2

“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci, dürtüsel bir etkilenimden veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir şeydir aslında. Güvenlik hissi yaratmaktansa son derece uzaktır. Tecrübeyle sabit olduğunu tahmin ettiğimiz üzere aşık... Continue Reading →

The beat of a different drum ~ Slavoj Zizek

Open Cyprus in Europe

“The heart of the people of Europe beats in Greece” with Slavoj Žižek

Slavoj Žižek, one of the most prominent contemporary thinkers, Alexis Tsipras, president of the parliamentary group of SYRIZA/EKM and Kostas Douzinas, professor of Philosophy of Law at the of Birkbeck University of London, will talk about the overthrow of the neo-liberal policies which generate the crisis, exacerbate the recession and impose austerity, leading to a catastrophic humanitarian crisis.
An energy and conviction that Slavoi Zizek verbalizes and makes him an adequate ambassador for Greece in their fight in Europe. As they said, »Solidarity is our weapon«. They said that the solidarity of their weapons, which was also Zizek warned in a speech that Europe must show its solidarity with the Greeks, or it too will fail, as it should be a core value of solidarity in Europe.

View original post

Statement of Solidarity With the Greek Left

the logo of syriza

[…]We note that the Greek Left (Syriza and the Coalition of the Radical Left) have articulated the rights to work and to education, opposing those neo-liberal economic policies that increase precarity for growing numbers of people, establishing unemployment as a norm, decimating social and health services along with public education, and destroying the very conditions of economic production. We support the efforts of the people of Greece to wrest power from non-elected technocrats, and we oppose the reckless demonization of the current left coalition as unacceptable and malicious propaganda. The accusation currently circulated in the European press that the Left threatens to take Greece out of the Eurozone fails to see that the Left is struggling for a different Europe, one governed by and for the people, committed to the open political participation of all its inhabitants in creating equal conditions for work and for a livable life.

Costas Douzinas,
Drucilla Cornell,
Etienne Balibar,
Gayatri Chakravorty Spivak,
Judith Butler,
Jacqueline Rose,
Jean-Luc Nancy,
Joanna Bourke,
Jacques Ranciere,
Wendy Brown.

——————————————————————————————————————————————————————

Greek Left Review

We write to express our support for the ideals embodied by the Greek left in advance of the election of June 17th as they articulate the requirements for social and economic democracy under conditions of neo-liberalism. We oppose those forms of international pressure currently brought to bear on the people of Greece to cede their popular sovereignty to a European Union that has, until now, reproduced and strengthened social and economic inequalities throughout Europe and extended forms of intra-European racism through discriminatory economic regulations and austerity measures. We note that the Greek Left (Syriza and the Coalition of the Radical Left) have articulated the rights to work and to education, opposing those neo-liberal economic policies that increase precarity for growing numbers of people, establishing unemployment as a norm, decimating social and health services along with public education, and destroying the very conditions of economic production. We support the efforts of…

View original post 110 more words

Žižek’s book on Hegel forthcoming

Less Than Nothing "For the last two centuries, Western philosophy has developed in the shadow of Hegel, whose influence each new thinker tries in vain to escape: whether in the name of the pre-rational Will, the social process of production, or the contingency of individual existence. Hegel’s absolute idealism has become the bogeyman of philosophy,... Continue Reading →

Olayın Kazandığı Son Derece Komplike Boyut

Zaman zaman hepimizin nefretimize yenik düşüp sonradan pişman olacağımız eylemlere giriştiğimiz muhakkak olmuştur. Haset, kıskançlık, garez gibi duyguların üstesinden gelinmesi en zor duygulardan olduğu, aklın bu tür duygular karşısında çoğu zaman çaresiz kalıp yenik düştüğü bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız dünya göz önünde bulundurulduğunda bazen insanın akılcı düşünceyi bir kenara itip her ne pahasına olursa olsun... Continue Reading →

Powered by WordPress.com.

Up ↑