Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

Abstract In this essay I attempt to explicate the sense in which Michel Henry’s reductive phenomenology rendering Life as affectivity resonates with Alain Badiou’s subtractive ontology rendering the subject as eternity in time. I claim that these two modes of subjectivity are the two modalities of the Real manifesting itself as quality (Henry’s patheme) and... Continue Reading →

Advertisements

Postnihilistic Speculations on That Which Is Not: A Thought-World According to an Ontology of Non-Being

When everything appears similar, nothing really is... ~ Alain Badiou Reality is that which, when you stop believing in it, doesn’t go away...  ~ Philip K. Dick It is easier to imagine the end of the world than it is to imagine the end of capitalism... ~ Fredric Jameson If you are trapped within the dream... Continue Reading →

Değişim ve Yaratıcılık Mefhumlarına İlişkin Bazı Aşkınsal Ahkâmlar

Deleuze'ün tüm felsefesi insanın yaşayabileceklerini çoğaltmaya yönelikti. Buna insan bilincini genişletme çabası da diyebiliriz aslında. Ama Deleuze'ün kendinden öncekilerden farkı, genişleme için öncelikle kasılmak gerektiği yönündeki saptamasından ileri geliyordu. O, Schelling'e dayanan doğa felsefesinin merkezine genleşip-daralan bir madde yerleştirmişti. Böylelikle statik merkez kavramını akışkan bir şeyle doldurarak içten çökertmek suretiyle ortadan kaldırabileceğini düşünüyordu. Beş duyumuzun... Continue Reading →

Karanlıkta Kalmış Bazı Mevzuları Aydınlığa Kavuşturmak Maksadıyla Gerçekleştirdiğimiz Sıradışı Söyleşi

Sevgili Dr. Lawgiverz, ilk sorumuz size, okuyucularımızın cevabını en çok merak ettiği sorulardan biri, Kitab-ı Nihil’i kim yazdı? Siz mi yazdınız, yoksa televizyonların ve daha başka ekran mekanizmalarının bir anda ortadan kalkıp medyanın görsel imge bakımından sonsuz bir beyazlığa gömüldüğünü öngördüğü Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı adlı kitabı yazdıktan sonra bizzat kendisi de ardında yanıtlanmamış sorular... Continue Reading →

Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze

  Bir Ölüm, İki Hayat Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak ne ömür yeter herhalde, ne de kâğıt. Lâkin yurdumuzdaki son... Continue Reading →

Epictetus: Affirmation as Negation

Do not seek to have events happen as you want them to, but instead want them to happen as they do happen, and your life will go well...[16] ~ Epictetus We continually have to work on turning everything that happens to us in this life into “for the good.” For everything good or bad to become... Continue Reading →

Is Everyman an Island?

Islands are either from before or after humankind.[1] ~ Gilles Deleuze  William Golding’s Lord of The Flies is an allegory of the death-drive inherent in human nature. It is a reversal of Ballantyne’s The Coral Island. In direct opposition to The Coral Island in which three young men establish the British culture on an island after their ship sinks in the... Continue Reading →

Ölümden Öteye Yol Var: Ölümsüzler Ülkesi Agharta

Hepimizin zamanı geriye döndürmek istediği durumlar muhakkak olmuştur. Durum öyle bir hâl almıştır ki zamanda geriye gidip, yaşadıklarımızı bu sefer hata yapmadan, yani bugünümüzde feci neticeler doğurmadan yaşamak arzusunu taşımaya başlarız. Eğer bunu insanlık olarak yapabilecek kudrete sahip olsaydık büyük ihtimalle bugün içinde bulunduğumuz durum çok farklı bir seyrin neticesi olacak ve haliyle de şimdikinden... Continue Reading →

On Civilised Progress and Barbaric Regress

One simply cannot conceal from oneself what all the willing that has received its direction from the ascetic ideal actually expresses: this hatred of the human, still more of the animal, still more of the material, this abhorrence of the senses, of reason itself, this fear of happiness and of beauty, this longing away from... Continue Reading →

Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anlam Dünyası Yaratan Transendental Materyalizm’in Ölümsüz Öznesi Schelling

Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde gerçekleşen Aydınlanma hareketinin gözleri kör etmesi kuvvetle muhtemel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı içerisinde olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Akılcılığın ışıkla ilgisi Kopernik ve Kant’tan... Continue Reading →

Squaring Nietzsche and Marx: language and capital as social ossification (via Aaron Asphar: poetry, critical theory + philosophy)

Marx’s analysis of production ranks amongst the most thorough and forensic in Western thought, yet for him ‘language’ was a relatively marginal concern. It was theoretically addressed, but not subjected to the kind of interrogation he applied to categories such as labour, money and commodity. Other Marxists addressed language more squarely. An early contribution comes... Continue Reading →

Ecinniler ve Dostoyevski (via Mutlak Töz)

"Ben Cinler’i Avrupa’nın kenarlarında, merkezden uzak, Batı hayalleri ve Allah’ın varlığı-yokluğu bunalımları içerisinde yaşayan radikal aydınların saklamak istedikleri utanç verici sırlarını haykıran bir kitap olarak gördüm.“ Cinler’in Önsöz’ünde, Orhan Pamuk Nietzsche’nin filozof mu yoksa bir sanatçı mı, düşünür mü yoksa bir şair mi olduğunu tartışabildiğimiz gibi, Dostoyeski’nin  bir sanatçı mı yoksa bir düşünür mü olduğunu... Continue Reading →

S.C. Hickman aka Dark Chemistry on The Nietzschean Subject; or, the Prison-House of Delirium

"In a world full of violence, destruction and death, or “madness in every direction,” as Kerouac would have said, the subject becomes nothing but a projector of the evil within society." - Cengiz Erdem The Nihil Solipsist: a being that knows neither its own nothingness nor the dark self-cannibalizing force of all those others within; trapped within the introjected prison-house of an impure fear, bound... Continue Reading →

The Nietzschean Subject

Nietzsche creates the concept of bad conscience as the generator of illness, which is in turn fed by the illness it generates, giving birth to the man of ressentiment.[1] Nietzsche’s ressentiment is what Melanie Klein calls envy. To be able to see the link between envy/ressentiment and the will to nothingness/the life-death drives, I shall... Continue Reading →

Hickman on The Life Death Drives

Here is S.C. Hickman aka Dark Chemistry's rather generous and no less rigorous reading of my doctoral dissertation The Life Death Drives... "Myth is the hidden part of every story, the buried part, the region that is still unexplored because there are as yet no words to enable us to get there."       - Italo Calvino... Continue Reading →

Dark Chemistry > Alien Manifesto: The Interrogation of the Real – Speculations on Realism and Materialism (via Object-Oriented Philosophy)

What we witness in this time is Aldous Huxley’s Brave New World turning into Rave New World. A world in which the well known and the so called lines between mind and body, fantasy and reality, nature and culture, organic and inorganic, life and death, are not just blurred, but have completely disappeared. And yet,... Continue Reading →

nihilizm meselesi (via Mutlak Töz)

Buradaki yazıların kimi önemli başlıklarında, özellikle insan doğası, siyasetin olanakları, bilginin geçerliliği ve toplumsal yapının anlamı üzerine olanlarda, farklı görüşlerden arkadaşların tepkisi yer yer söylemeye çalıştığım şeyin nihilizm olduğu; ya da sonuç olarak nihilizme vardığı/varacağı şeklindeydi. Nihilizm dendiğinde de bir sınıra gelinmiş olunuyordu açıkcası; tamamen olumsuz anlamlarla yerleşik hale gelmiş nihilizm düşüncesinin belirlediği bir sınırdı bu... Continue Reading →

The Unhappy Consciousness, or, Stoics and Sceptics locked in Klein’s projection-introjection mechanism

In Phenomenology of Spirit Hegel attempts to write a mythology of creation and a creation of mythology in one simultaneous movement in two opposite directions at once. Intimately implicating the process of creation in error and misrecognition, Phenomenology of Spirit is a narrative of the subject’s endless process of negotiating with the world and with... Continue Reading →

Ben Woodard – ‘A Nature to Pulp the Stoutest Philosopher: Towards a Lovecraftian Philosophy of Nature’ (via REAL HORROR)

Special commissioned writing by Ben Woodard A Nature to Pulp the Stoutest Philosopher: Towards a Lovecraftian Philosophy of Nature The possibility of Lovecraftian philosophy (and a philosophy of nature) is at least a threefold weirdness: 1-Lovecraft’s own philosophical views were bitingly materialist following in the footsteps of Hugh Elliot, Bertrand Russell as well as Nietzsche... Continue Reading →

Olay ve Hakikatin Bozguna Uğrattığı Fantezi Makineleri – Emre İleri (via Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı)

  Cengiz Erdem “Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı”nı yazdığından beridir, defalarca okudum desem yalan olmaz. Kitabın etrafında bir Kızılderili çadırı kurup ateş yaktığım, hatta dans ettiğim bile söylenenler arasında! Söylenenler arasındadır arasında olmasına ama, kitap da benim etrafımda ateş yakıp dans ve de raks ederekten beni bilmediğim yerlere sürükleyip kendimi defalarca kez kaybetmeme ve bulmama vesile... Continue Reading →

Collapse Vol. III: Unknown Deleuze [+ Speculative Realism] Now available to download for free (via Speculative Heresy)

Word from Urbanomic that Volume III of Collapse has sold out and is now available for free online. It includes the much-cited original Speculative Realism conference. Find it here. via Speculative Heresy Collapse III contains explorations of the work of Gilles Deleuze by pioneering thinkers in the fields of philosophy, aesthetics, music and architecture. In... Continue Reading →

Powered by WordPress.com.

Up ↑