Ontological Catastrophes and Transcendental Time Machines: Dialectics of Time and Event from Kant and Hegel, across Deleuze and Badiou, towards New Futures

The Spirit shows itself as so impoverished that, like a wanderer in the desert craving for a mere mouthful of water, it seems to crave for its refreshment only the bare feeling of the divine in general. By looking at the little which now satisfies Spirit, we can measure the extent of its loss. ~... Continue Reading →

Advertisements

Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

Abstract In this essay I attempt to explicate the sense in which Michel Henry’s reductive phenomenology rendering Life as affectivity resonates with Alain Badiou’s subtractive ontology rendering the subject as eternity in time. I claim that these two modes of subjectivity are the two modalities of the Real manifesting itself as quality (Henry’s patheme) and... Continue Reading →

Hermetico-Promethean Postnihilism

  To begin at the beginning we shall say that philosophy is the dialectical process of truth in time, it is an infinite questioning of that which is known, a continuity in change of the unknown, a practice of situating eternity in time. Without a relation to the requirements of one's own time philosophy may... Continue Reading →

Hegel’s Science of Logic: Quantum

C. QUANTITATIVE INFINITY (a) Its Notion § 497 Quantum alters and becomes another quantum; the further determination of this alteration, namely, that it goes on to infinity, lies in the circumstance that quantum is established as being immanently self-contradictory. Quantum becomes an other; but it continues itself into its otherness; the other is thus also... Continue Reading →

Değişim ve Yaratıcılık Mefhumlarına İlişkin Bazı Aşkınsal Ahkâmlar

Deleuze'ün tüm felsefesi insanın yaşayabileceklerini çoğaltmaya yönelikti. Buna insan bilincini genişletme çabası da diyebiliriz aslında. Ama Deleuze'ün kendinden öncekilerden farkı, genişleme için öncelikle kasılmak gerektiği yönündeki saptamasından ileri geliyordu. O, Schelling'e dayanan doğa felsefesinin merkezine genleşip-daralan bir madde yerleştirmişti. Böylelikle statik merkez kavramını akışkan bir şeyle doldurarak içten çökertmek suretiyle ortadan kaldırabileceğini düşünüyordu. Beş duyumuzun... Continue Reading →

Ölübölge Yazıtı

Dünyanın merkezinde ne olduğu konusunda yapılan araştırmaların en önemlisi Japon bir bilim adamının dünyanın merkezindeki koşulları sanal ortamda yaratıp oluşan görüntüyü bilgisayar ekranından gözlemlemeyi mümkün kılan çalışmasıdır. Buna göre dünyanın merkezinde aşırı yoğunlaşmış ateşten kristal ormanları bulunmaktadır. Varlığın özünü oluşturan maddenin plazma veya protoplazma benzeri akışkan bir madde olduğu ise farklı zamanlarda ve farklı suretlerle... Continue Reading →

Karanlıkta Kalmış Bazı Mevzuları Aydınlığa Kavuşturmak Maksadıyla Gerçekleştirdiğimiz Sıradışı Söyleşi

Sevgili Dr. Lawgiverz, ilk sorumuz size, okuyucularımızın cevabını en çok merak ettiği sorulardan biri, Kitab-ı Nihil’i kim yazdı? Siz mi yazdınız, yoksa televizyonların ve daha başka ekran mekanizmalarının bir anda ortadan kalkıp medyanın görsel imge bakımından sonsuz bir beyazlığa gömüldüğünü öngördüğü Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı adlı kitabı yazdıktan sonra bizzat kendisi de ardında yanıtlanmamış sorular... Continue Reading →

Alain Badiou’nun Olay Felsefesi ve Gezi Ruhu’nun Hakikati (Varlık Dergisi)

2007 yılında Pier Paolo Pasolini üzerine verdiği Yıkım, Olumsuzlama, Çıkarma (Destruction, Negation, Subtraction) adlı bir seminerde direnmenin, mevcut düzene isyan etmenin en doğal hak olmanın da ötesinde bir sorumluluk olduğunu söyleyen, fakat direnişin farklı formlarda tezahür eden bir yapıya sahip olması sebebiyle dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunduğunun da altını çizen Alain Badiou'nun amacı, olumsuzlamanın... Continue Reading →

Trauma and the Immanence of Eternity

In my previous post I've attempted to trace, clarify and briefly define certain positions and oppositions within the philosophical field today. It is my conviction that at the root of philosophical enquiry lies a series of dialectical relationships between affirmation and negation, transcendence and immanence, reality in-itself and reality for-us, finitude and infinity, being and... Continue Reading →

Melancholia and the Cartesian Subject

In his lecture On Melancholy and an essay entitled Melancholy and the Act, Zizek claims that melancholia occurs not when we lose the object, but rather when the object is still here although we no longer desire it. According to Zizek, melancholia as Freud defines it in Mourning and Melancholia, shouldn’t be interpreted as if it... Continue Reading →

Transendental Materyalizm, Diyalektik ve Plastisite (Johnston, Zizek, Malabou)

Adrian Johnston 2010 yılında Real Objects/Material Subjects adlı felsefi etkinlikte yaptığı Naturalism or Anti-naturalism? No thanks, both are worse: Science, Materialism and Slavoj Zizek adlı konuşmada Zizek’in ontolojisini neden Transendental Materyalizm diye adlandırdığını net bir şekilde ortaya koyar. Johnston’a göre özelde Zizek’in, genel olarak ise transendental materyalizmin amacı cogito gibi bir öznelliğin olumsuzlayıcılığının/olumsuzluğununmaddi varlıktan nasıl doğduğunu... Continue Reading →

Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının Alman İdealizmi’nin dört atlısına tekabül ettiğini öne sürer. Buna göre Kant, Newtoncu bilimin felsefi versiyonuyla,... Continue Reading →

Üç Silahşörler’in Akla Zarar B Plânı

Buraya kadar yazdıklarımızdan da anlaşılacağı üzere ölümsüzlük bilincine ulaşmak için ölümlülük bilincini son noktasına kadar götürüp tersine dönmesini sağlamak gerektiği aşikârdır. Ölümsüzlük teorimize neşter vurmaya meyilli okuyucularımızın muhtemel sorularını daha sorulmadan anlamsız kılmak için özellikle kaleme aldığımız bu değerli bilgiler de paylaşıldığına göre, herhalde artık anlatıya kalındığı yerden devam edilebilir. Peki ama nerede kalmıştık? Tabii... Continue Reading →

Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik yazılar yazmak yerine lâfı uzatıp popüler sinema eleştirisine yöneldiğidir. Zizek’in söz konusu soruyu sormaya cüret... Continue Reading →

The Unhappy Consciousness, or, Stoics and Sceptics locked in Klein’s projection-introjection mechanism

In Phenomenology of Spirit Hegel attempts to write a mythology of creation and a creation of mythology in one simultaneous movement in two opposite directions at once. Intimately implicating the process of creation in error and misrecognition, Phenomenology of Spirit is a narrative of the subject’s endless process of negotiating with the world and with... Continue Reading →

Collapse Vol. III: Unknown Deleuze [+ Speculative Realism] Now available to download for free (via Speculative Heresy)

Word from Urbanomic that Volume III of Collapse has sold out and is now available for free online. It includes the much-cited original Speculative Realism conference. Find it here. via Speculative Heresy Collapse III contains explorations of the work of Gilles Deleuze by pioneering thinkers in the fields of philosophy, aesthetics, music and architecture. In... Continue Reading →

Powered by WordPress.com.

Up ↑