Yaratıcı Yazarlık ve Felsefe Söyleşisi (Video)

“Edebiyat, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesidir...” "Amaç edebiyat dünyasına nitelikli eserler kazandırmak. Bunu yaparken de  edebiyatın kişisel tecrübeleri kaleme almaktan öte, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesini mümkün kıldığını özellikle akılda tutmak lâzım...”   Cengiz Erdem Kıbrıslı bir yazar ama onu başkalarından farklı kılan yanı, içinde yaşattığı felsefi dürtü ile kaleme aldığı kitapları… Sohbetimizde söylediği ‘herkesin önünde soyunmak... Continue Reading →

Advertisements

Being, Non-Being and Becoming Non-Identical of the Subject as ∅

If the one is not, nothing is. ~ Parmenides In a recent article citing my Postnihilistic Speculations on That Which Is Not: A Thought-World According to an Ontology of Non-Being, the giant of philosophical blogosphere and my fellow para-academic colleague S.C. Hickman has succintly outlined the roots of contemporary ontology. Drawing upon Parmenides, Plato, Meillassoux, Žižek and... Continue Reading →

Zeno’s Paradox as an Image of Time

10330315_472459296217897_3140581418662250200_n

What Zeno actually wants to say is that we can only perceive the world as it is for us, not as it is in-itself… In a similar fashion, we perceive time only as divided units represented by clocks rather than as it is in-itself, that is as eternal… In other words, human brain introduces motion into immobility and finitude into eternity in the process of perception because humans are naturally mortal becomings, whereas being in-itself is infinite and immobile, an absolute and eternal void continually consuming that which it produces… Driven by this kind of a self-creative/destructive void within and without at the same time, a human can only perceive itself as it desires itself to be, rather than as it really is in-itself, independently of human consciousness… To cut a long story short let us recall Kant and simply say this: The things-in-themselves can always be thought, but can never be known in any form other than they are for us, we humans, we animals and we the plants…

BwmI0gpIQAAxfghNow, we know that according to Plato time doesn’t really exist and that it is merely a representation of the real, an image of eternity beyond life as we live it… Needless to say it is the human finitude, the fact of mortality that produces human subjects as beings in time. The change of seasons, for instance, signifies the passage of time for humans, but this is an illusion, because the change of seasons doesn’t mean anything for the universe itself, it signifies the passage of time only for mortal human consciousness… For nature and the universe as they are in-themselves it’s business as usual in a never ending circular movement, a continuity in change within itself ad infinitum… Never mind the clocks, time outside of capital is itself eternal, and once you break the vicious cycle of capitalist axiomatics you shall yourself become immortal, for then you will have also broken out of the dialectics of time and capital, therefore transcending this mortal, all too mortal life imposed upon you by the pre-dominant order of being…

430566_202482086523546_129370207168068_301646_1187173075_n

Southern Nights

It’s odd how things at rest are moving,
and my eye cannot see it, yet believes it;
now if the resting object is in motion,
is there a place of rest beyond its moving?

And yet old Zeno gave us his paradox,
which as one would have it tells us
that all motion is strictly impossible.
Is this old Greek’s philosophy pure madness?

Now to illustrate such a weird philosophy,
he had a tortoise race Achilles. Now
as we all know Achilles was a Prince
who was fleet and fast, a Greek

who could run faster than all other Greeks;
the tortoise being a tortoise could hardly move,
but in this race he added space so fast
between himself and Achilles that the man

who was so fast could not outpace him,
and was defeated for the simple reason
that his logic was all wrong in thinking
he could…

View original post 416 more words

Agartha: The Inner World of Immortals

CLICK THE LINK BELOW TO VIEW THE DOCUMENTS Secret of the Ages UFOs Inside the Earth – Brinsley le Poer Trench The Inner Earth Realm of Agartha Standish, David – Hollow Earth Marshall B. Gardner – A Journey to the Earth’s Interior (1920) Hollow Earth Theory 1 CLICK THE LINK BELOW TO VIEW THE DOCUMENTS... Continue Reading →

Olay ve Hakikatin Bozguna Uğrattığı Fantezi Makineleri – Emre İleri (via Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı)

  Cengiz Erdem “Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı”nı yazdığından beridir, defalarca okudum desem yalan olmaz. Kitabın etrafında bir Kızılderili çadırı kurup ateş yaktığım, hatta dans ettiğim bile söylenenler arasında! Söylenenler arasındadır arasında olmasına ama, kitap da benim etrafımda ateş yakıp dans ve de raks ederekten beni bilmediğim yerlere sürükleyip kendimi defalarca kez kaybetmeme ve bulmama vesile... Continue Reading →

Filozofun Bir Ölümsüz Olarak Portresi

Zamanın uçurumundan ve ötesindeki karanlıktan başka ne görüyorsunuz? - William Shakespeare Kanlı bir yumurta sarısı. Bir çarşafa yayılan yanmış bir delik. Herkesi açmakla tehdit eden öfkeli bir gül. - May Svvenson Dipsiz bir uçurumun içine baktığınız zaman, o da sizin içinize bakar. - Friedrich Nietzsche Baktıkça bakıyorsunuz kendinize, Yetişir! Bu da hiç konuşmayan adam yapıyor... Continue Reading →

“Zeno” Kimdir, Kim’(ler)in Hikâyesidir?

Hakkı Yücel  Yazar Cengiz Erdem’in ikinci kitabı “Zeno (Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi)” (Cinius Yayınları) geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve bir okuru olarak tıpkı birinci kitabı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın”da olduğu gibi elime yapışıp kaldı.. Kendi adıma bu vazgeçilmez ilişkinin hangi kurucu ve sürükleyici ögelerden oluştuğunu bir çırpıda söylemek belki zor.. Ancak yine de bunun, Erdem’in “gerçek hayatla... Continue Reading →

Ölümlü, Pek Ölümlü…

Hayatımın bu karanlık dönemi elbet bir gün sona erecekti. O vakte kadar yapmam gerekense kendimi bir ölümsüz olarak tahayyül etmek suretiyle ölüm, ölmek düşüncesini hayata geçirmeyi olasılıklar dışına hapsetmekti. Ne de olsa şimdiye kadar hiçbir ölümsüzün öldüğü, ölebildiği görülmemişti. Eğer bir ölümsüz ölebilecek olsaydı kendisine ölümsüz denemezdi herhalde. Her neyse, içinde bulunduğum günlerin karanlık oluşunun... Continue Reading →

Powered by WordPress.com.

Up ↑