Ontological Catastrophes and Transcendental Time Machines: Dialectics of Time and Event from Kant and Hegel, across Deleuze and Badiou, towards New Futures

The Spirit shows itself as so impoverished that, like a wanderer in the desert craving for a mere mouthful of water, it seems to crave for its refreshment only the bare feeling of the divine in general. By looking at the little which now satisfies Spirit, we can measure the extent of its loss. ~... Continue Reading →

Advertisements

Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

Abstract In this essay I attempt to explicate the sense in which Michel Henry’s reductive phenomenology rendering Life as affectivity resonates with Alain Badiou’s subtractive ontology rendering the subject as eternity in time. I claim that these two modes of subjectivity are the two modalities of the Real manifesting itself as quality (Henry’s patheme) and... Continue Reading →

Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)

Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif ettiği biçimiyle kapitalizm, içinde bulunduğumuz şu günlerde çok daha vahşi bir hal almıştır ve karşıtlarını... Continue Reading →

Why Deleuze (still) matters: States, war-machines and radical transformation

By Andrew Robinson The usefulness of Deleuzian theory for social transformation will vary with the selection of which conceptual contributions one chooses to appropriate. Studying Deleuzian theory is complicated by characteristics of Deleuze and Guattari’s philosophical method. In What is Philosophy?, they define the function of theory in terms of proliferating concepts – inventing new... Continue Reading →

Alain Badiou – The Communist Hypothesis

         Now, more than ever, one should insist on what Badiou calls the ‘eternal’ Idea of Communism.  - Slavoj Zizek   A new program for the Left after the death of neoliberalism. ‘We know that communism is the right hypothesis. All those who abandon this hypothesis immediately resign themselves to the market economy, to... Continue Reading →

Bedensiz Organlar ve Daha Başka Paradokslar

Büyük evlerin küçük odalarında yaşadım, yüksek yerlerdeki alçak adamlarla tanıştım. Çocukluğum can sıkıntısıyla mücadele ederek geçti. Can sıkıntımı yenmek için savaş filmleri izlerdim. O dönemlerde Vietnam savaşı yeni bitmişti ve Amerikanlar savaş filminden başka film çekmiyordu. Savaştan dönüp de topluma adaptasyon sorunu çeken travma kurbanı, üzgün, gücünü yitirmiş, haksızlığa uğradığını düşünen bilge kurban-kahramanlar pek modaydı... Continue Reading →

Hayatı Seç?!

“Ekonomiyi düzeltirsek her şeyi düzeltmiş oluruz,” söylemi o kadar yanlıştır ki bu söylemin yanlışlığı sadece iki kelimenin yerini değiştirmek suretiyle düzeltilebilecek basit bir mantık hatasına indirgenemez. Zira burada söz konusu olan bu söylemi dillendiren zihniyetin içsel yapısından kaynaklanan bir bozukluktur. Genellemciliği ve indirgemeciliği aynı anda bünyesinde barındırmak kabiliyetine sahip olan bu zihniyet son derece mutsuz... Continue Reading →

Algılama Mekanizmasının Kırılması ve Daha Başka Kompleks Realiteler

Eğer dünyayı bir çöp tenekesine benzetecek olursak ve kendimizi de bu çöp tenekesinde yaşayan mikroplar olarak görürsek, birer mikrop olarak “nasıl daha iyi bir hale getirebilirim yaşadığım yeri?” sualiyle baş başa kalmış olarak bulmayız belki kendimizi. Lâkin hayal gücümüzü kullanmak suretiyle böyle garip bir soruyla baş başa kalmış bir mikrop olduğumuzu farzedelim gene de kısa... Continue Reading →

Powered by WordPress.com.

Up ↑