The Infinite Inside: Yayoi Kusama’s Infinity Rooms

A Vertigo-Inducing Walk into the Infinite Inside, Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York…

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation
Infinity Mirrored Room – The Souls of Millions of Light Years Away / Courtesy David Zwirner and Yayoi Kusama Studio Inc.

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation
Infinity Mirrored Room, detail – The Souls of Millions of Light Years Away / Courtesy David Zwirner and Yayoi Kusama Studio Inc.

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation
Love is Calling, 2013. Wood, metal, glass mirrors, tile, acrylic panel, rubber, blowers, lighting element, speakers, and sound. / Courtesy David Zwirner and Yayoi Kusama Studio Inc.

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation Yayoi Kusama in her 2013 solo exhibition I Who Have Arrived in Heaven at David Zwirner, New York. Courtesy David Zwirner and Yayoi Kusama Studio Inc. Photo: Will Ragozzino.

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation
Courtesy Rebecca Dale Photography

Take a Vertigo Inducing Walk into the Infinite Inside Yayoi Kusama’s Infinity Rooms at David Zwirner in New York installation
Courtesy Steven Meidenbauer

In an impressive display of new work, artist Yayoi Kusama (previously) recently opened a solo show, I Who Have Arrived In Heaven, at David Zwirner Gallery in New York. Now in her mid-80s, the prolific artist is showing twenty-seven new large-scale paintings, and not one but two of the artist’s famous Infinity Rooms (pictured above). The immersive mirrored environments can be entered by gallery visitors for a vertigo-inducing walk through an infinitely reflected field of stars and organic forms. The collected artwork and installation spaces span all three of David Zwirner’s galleries in Chelsea at 519, 525 and 533 West 19th Street and will be on view through December 21, 2013. Imagery courtesy David Zwirner Gallery, Steven Meidenbauer, and Rebecca Dale Photography.

via designboom

Thoughts on Immortality: From a Skeptical Philosopher Who Doesn’t Want to Be Decieved, But Sees Potential in Ibn Arabi, and Spacetime Smearing

Networkologies

As anyone who’s read this blog recently knows, this has been a time of loss in my life. And this has lead me to return to questions that once seemed much less interesting to the philosophical side of me. Like if philosophy should provide comfort in the face of loss, death, pain, etc.

This post will advance a theory of immortality based in Sufi philosophy, and contemporary quantum physics, and some detours in neuropsych, and theories of belief. A wild ride indeed, but one full of hope.

Neuro-Agnosticism: A Neurological Approach to the Issue of God and Immortality

I’ve long ago given up ‘believing’ the religion I was taught as a child. Over the past few years, I’ve often described myself as “neuro-agnostic,” a neologism of my own devising, by which I mean the fact that I think the human brain is wired, in at least in the set of…

View original post 7,277 more words

Yokluk Olarak Varlık

Nesnelerin sadece birbirleriyle bağlantıları bağlamında bir anlam kazanmasının şart olmadığını, bilâkis bunun son derece teasadüfi ve tarihsel süreç tarafından koşullandırılmış felsefi bir varsayım olduğunu anladığımda, kendinde-şey’in, yani varlığı hiçbir şeyle ilişki içerisinde olmasına bağlı olmayan, varlığını çevresinden bağımsız ve çevresine kayıtsız bir biçimde sürdürebilen nesnelerin var olabileceğini de anlamış oldum. Zira herhangi bir nesne insandan bağımsız olarak düşünülebiliyorsa, insan da nesnelerden bağımsız olarak düşünülebilir demekti, demektir. İnsanın ölümlü bir varlık olduğu, söylenmesi bile gerekmeyen bariz bir durumdur. Ölümlü bir varlık olan insan, olmadığı bir şeye, yani bir ölümsüze dönüşmeye heveslidir. Çeşitli devirlerde çeşitli şekiller alan söz konusu ölümsüzlük hevesinin doruğa çıktığı Romantizm dönemi günümüzde kapitalizm tarafından yeniden diriltilmeye çalışılmakta ve bu yolda çeşitli gıda ürünleri ve hap formuna sokulmuş bitkiler piyasaya sürülmektedir. Zararı herkes tarafından bilinen alkollü içeceklerin üzerinde bile “hayat güzeldir,” “hayata içelim,” şeklinde ibareler görmek mümkün hale gelmiştir. Slavoj Zizek’in Nietzsche’nin “insan hiçbir şey istememektense, hiçliğin kendisini ister,” sözünden hareketle verdiği Diet-Cola ve kafeinsiz kahve örnekleri insanın hiçlik istencini, olmayana duyduğu arzuyu gayet net şekilde deşifre eder niteliktedir. İçi boşaltılmış, varlık sebebinden arındırılmış ürünler sağlıklı yaşama giden yolu asfaltlama çalışmalarında kullanılmaktadır. Lâkin akılda tutulmalıdır ki ister şekerli, ister şekersiz olsun, kola son derece zararlı bir üründür ve sadece şekerden ve kafeinden arındırlmış olması onun sağlıklı bir içecek olduğu manasını taşımaz. Tüm bunların ölümsüzlük konusuyla ilgisi ise şudur ey kara bahtlı okur: Ölümsüzlük bir ölümlü için olmayan bir şeydir. Ölümsüzlük ölümden arındırılmış yaşamdır. Gelinen noktada kapitalizm insanlara ölümsüz yaşam vaad etmektedir. Matematiksel adı sonsuzluk olan ölümsüzlük ölümlülüğün bittiği yerde, yani ölünen noktada başlar. Sonsuzluk kavramının başı sonu olmayan bir süreçten ziyade, başı sonu olmayan bir durumu anlattığını akılda tutarsak diyebiliriz ki ölümsüzlük ancak sonsuz boyuttaki bir çelişkinin dünyamıza yansımasıyla zuhur edebilir. Sonsuzluk veya ölümsüzlük birer süreç olmaktan ziyade birer durumdur, çünkü süreçler başı sonu olan sürerdurumlarken, durumlar durağan ve zaman dışı olgulardır. Zamandan ve uzamdan bağımsız bir varoluşsal durum olan ölümsüzlük felsefe tarihi boyunca ölümlü insan bilincinin tamamen dışında konumlanmış bir kendinde-şey olarak düşünülmüştür. Oysa biz biliyoruz ki aslında ölümsüzlük insanı çevreleyen değil, bilakis insanın çevrelediği bir boşluktur. Şu anda ölümsüzlüğü düşünmekte olduğumuza ve/fakat bu söylediklerimizin doğruluğunu kanıtlayacak hiçbir dayanağımız olmadığına göre demek ki ölümsüzlüğün düşüncemizin kendisini sürdürebilmek için kendi içinde yarattığı bir boşluk olduğunu teslim etmeliyiz. Boşluklar olmayan varlıkların yokluğunu doldurduğuna göre diyebiliriz ki düşünmek ölüme ara vermek, yaşamda boşluklar yaratmaktır. Ölümlü ne demektir? Bir gün ölecek olan, yani ölümden kurtulmuş olmayan. Peki ölümsüz ne demektir? Artık ölmesi mümkün olmayan, zira hâlihazırda ölmüş olan, bu vesileyle de işte ölümden arınmış olan.