Artaud, Deleuze, and the Will to Nothingness (Audio Essay)

This is a slice of my doctoral dissertation from back in 2009, first written in 2007. Bliss is to have the technology now making it possible to share it in this Audio/Video format after all these years. I'll further elaborate the effects of listening to one's old writings read out loud in the times to … Continue reading Artaud, Deleuze, and the Will to Nothingness (Audio Essay)

Advertisements

Badiou on Kant and Hegel

There are two main philosophical targets of Badiou as he puts in The Subject of Art:[4] Those who identify the body and the subject, in which case creativity can only take the form of experimentation with the limits of the body, an experience of the finitude and complete unity of the body. Death being the limit … Continue reading Badiou on Kant and Hegel

Yaratıcı Yazarlık ve Felsefe Söyleşisi (Video)

“Edebiyat, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesidir...” "Amaç edebiyat dünyasına nitelikli eserler kazandırmak. Bunu yaparken de  edebiyatın kişisel tecrübeleri kaleme almaktan öte, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesini mümkün kıldığını özellikle akılda tutmak lâzım...”   Cengiz Erdem Kıbrıslı bir yazar ama onu başkalarından farklı kılan yanı, içinde yaşattığı felsefi dürtü ile kaleme aldığı kitapları… Sohbetimizde söylediği ‘herkesin önünde soyunmak … Continue reading Yaratıcı Yazarlık ve Felsefe Söyleşisi (Video)

Hyperstition: Altering the Supposedly Predestined Future, or, Utopia as Method, Structure, and Process

“It is easier, someone once said, to imagine the end of the world than the end of capitalism: and with that the idea of a revolution overthrowing capitalism seems to have vanished.” ~ Fredric Jameson,  An American Utopia: Dual Power and the Universal Army. “Someone once said that it is easier to imagine the end of … Continue reading Hyperstition: Altering the Supposedly Predestined Future, or, Utopia as Method, Structure, and Process

A Brief Note on Kant

Kant’s initial project was to explicate the difference between “knowing-what” (pure reason) and “knowing-how” (practical reason) in the way of laying the foundations of a scientific metaphysics. Counter to Descartes[1] and Hume[2] he aimed at situating the subject within the limits of what can be known by rational human beings. The Kantian subject is embodied, … Continue reading A Brief Note on Kant

Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

Abstract In this essay I attempt to explicate the sense in which Michel Henry’s reductive phenomenology rendering Life as affectivity resonates with Alain Badiou’s subtractive ontology rendering the subject as eternity in time. I claim that these two modes of subjectivity are the two modalities of the Real manifesting itself as quality (Henry’s patheme) and … Continue reading Three Modalities of the Immanent Infinity: Life, Matter and Thought in Henry, Deleuze and Badiou

The Future History of a Non-Reductive Philosophical Agenda

Situating Neuroscience in the Context of Transcendental Realism/Materialism and Non-Reductive Naturalism Inferential Rationality The question I had in mind as I was in search of funding for a research project that would enable me to write “a book comparing the ontological and the epistemological modes of being and thinking in and through which the subject … Continue reading The Future History of a Non-Reductive Philosophical Agenda

Postnihilistic Speculations on That Which Is Not: A Thought-World According to an Ontology of Non-Being

When everything appears similar, nothing really is... ~ Alain Badiou Reality is that which, when you stop believing in it, doesn’t go away...  ~ Philip K. Dick It is easier to imagine the end of the world than it is to imagine the end of capitalism... ~ Fredric Jameson If you are trapped within the dream … Continue reading Postnihilistic Speculations on That Which Is Not: A Thought-World According to an Ontology of Non-Being

Diyalektiğin Limitleri ve Fenomenler Dünyasının Ötesi: Olmayan’ın Gölgesinde Postnihilistik Spekülasyonlar

Namevcudiyetin Ontolojisi Güneş her gün yeni...  ~ Heraklitus Kitab-ı Nihil ve Post-Nihilistik Spekülasyonlar gündoğumları ve günbatımları boyunca yazılıp nihayete erdikten ve neticede Ölümlü, Pek Ölümlü adını taşıyan tek bir kitaba dönüştükten çok kısa bir süre sonra, sözünü ettiğimiz bu kitaba aynı zamanda hem bir önsöz hem de bir sonsöz niteliği taşıması niyetiyle kaleme alınan bu yazı, Alain Badiou, Michel Henry, Gilles Deleuze ve François … Continue reading Diyalektiğin Limitleri ve Fenomenler Dünyasının Ötesi: Olmayan’ın Gölgesinde Postnihilistik Spekülasyonlar

Değişim ve Yaratıcılık Mefhumlarına İlişkin Bazı Aşkınsal Ahkâmlar

Deleuze'ün tüm felsefesi insanın yaşayabileceklerini çoğaltmaya yönelikti. Buna insan bilincini genişletme çabası da diyebiliriz aslında. Ama Deleuze'ün kendinden öncekilerden farkı, genişleme için öncelikle kasılmak gerektiği yönündeki saptamasından ileri geliyordu. O, Schelling'e dayanan doğa felsefesinin merkezine genleşip-daralan bir madde yerleştirmişti. Böylelikle statik merkez kavramını akışkan bir şeyle doldurarak içten çökertmek suretiyle ortadan kaldırabileceğini düşünüyordu. Beş duyumuzun … Continue reading Değişim ve Yaratıcılık Mefhumlarına İlişkin Bazı Aşkınsal Ahkâmlar

Sanat, Felsefe, Politika, Gezi ve Ötesi ~ Rancière, Žižek, Sloterdijk, Erdem, Acar, Jackson, Cage, Virno, Gržinić (Varlık, Eylül 2013)

Dosya: Sanat ve Politika – Jacques Rancière, Slavoj Žižek, Peter Sloterdijk, Cengiz Erdem, Barış Acar, Thomas H. Jackson, John Cage, Paolo Virno, Marina Gržinić SANATIN POLİTİKASI / Dosya / Varlık - Eylül 2013 Sanatın Politikası – Barış Acar Sayfa:3 Gezi Direnişi’yle beraber sanat dünyasında, belki de uzun zamandır tanık olmadığımız kadar canlı bir biçimde, yeniden … Continue reading Sanat, Felsefe, Politika, Gezi ve Ötesi ~ Rancière, Žižek, Sloterdijk, Erdem, Acar, Jackson, Cage, Virno, Gržinić (Varlık, Eylül 2013)

Alain Badiou’nun Olay Felsefesi ve Gezi Ruhu’nun Hakikati (Varlık Dergisi)

2007 yılında Pier Paolo Pasolini üzerine verdiği Yıkım, Olumsuzlama, Çıkarma (Destruction, Negation, Subtraction) adlı bir seminerde direnmenin, mevcut düzene isyan etmenin en doğal hak olmanın da ötesinde bir sorumluluk olduğunu söyleyen, fakat direnişin farklı formlarda tezahür eden bir yapıya sahip olması sebebiyle dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunduğunun da altını çizen Alain Badiou'nun amacı, olumsuzlamanın … Continue reading Alain Badiou’nun Olay Felsefesi ve Gezi Ruhu’nun Hakikati (Varlık Dergisi)

Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze

  Bir Ölüm, İki Hayat Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak ne ömür yeter herhalde, ne de kâğıt. Lâkin yurdumuzdaki son … Continue reading Ölümsüzlük Teorisi ve Gilles Deleuze

Trauma and the Immanence of Eternity

In my previous post I've attempted to trace, clarify and briefly define certain positions and oppositions within the philosophical field today. It is my conviction that at the root of philosophical enquiry lies a series of dialectical relationships between affirmation and negation, transcendence and immanence, reality in-itself and reality for-us, finitude and infinity, being and … Continue reading Trauma and the Immanence of Eternity

Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının Alman İdealizmi’nin dört atlısına tekabül ettiğini öne sürer. Buna göre Kant, Newtoncu bilimin felsefi versiyonuyla, … Continue reading Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2

“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci, dürtüsel bir etkilenimden veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir şeydir aslında. Güvenlik hissi yaratmaktansa son derece uzaktır. Tecrübeyle sabit olduğunu tahmin ettiğimiz üzere aşık … Continue reading Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2