Yaratıcı Yazarlık ve Felsefe Söyleşisi (Video)

“Edebiyat, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesidir…”

“Amaç edebiyat dünyasına nitelikli eserler kazandırmak. Bunu yaparken de  edebiyatın kişisel tecrübeleri kaleme almaktan öte, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesini mümkün kıldığını özellikle akılda tutmak lâzım…”

 

Cengiz Erdem Kıbrıslı bir yazar ama onu başkalarından farklı kılan yanı, içinde yaşattığı felsefi dürtü ile kaleme aldığı kitapları… Sohbetimizde söylediği ‘herkesin önünde soyunmak gibidir yazmak, kendine güven meselesidir’ sözleri zihnimde yer ederken, ona katılmamak mümkün değil diye düşünüyorum. Felsefe ile harmanladığı hayatında bugüne kadar dört kitap yayınlayan yazar, bu durumun kitaplarında yarattığı izleri kendine özgü üslubuyla anlatıyor. Bütün bunların yanında geçtiğimiz günlerde tamamlanan, yaratıcı yazarlık atölyesinin detaylarını da bizimle paylaşıyor. “Yazmak öğrenilebilir mi?” soruma cevap buluyor.

“EĞİTİMDE BİR NOKTADAN SONRA DURMAK MÜMKÜN OLMADI…”

Cengiz Erdem’le öncelikle meşakkatli geçen eğitim sürecini, yazmaya nasıl başladığını, üniversite hayatının ona kattıklarını bizimle paylaşıyor. İlk kitabı 2007 yılında yayınlandıktan sonra soluksuz yazmaya devam ettiğini anlatıyor.  

“Erken yaştan itibaren yoğun bir İngilizce eğitimi aldım. Edebiyatla da çok ilgiliydim. Ankara Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı’yla haşır neşir olduktan sonra İngiltere’deki East Anglia Üniversitesi’nde Kültür ve İletişim alanında master ve aynı üniversitenin Edebiyat ve Yaratıcı Yazarlık bölümünde, Kültürel ve Eleştirel Teori dalında doktoramı tamamladım. Tüm bu çalışma alanlarımın hammaddesi dildi. Dilin ve gerçeğin yapısı arasındaki bağlantı ortaya çıkmaya başladıktan sonra yazmadan durmak mümkün olmadı. Çok meşakkatli ve bir o kadar da heyecan verici bir süreçti. Uzun soluklu yazma, sistematik düşünme, ne yaptığını bilme anlamında bana çok faydası oldu. İlk kitabım 2007 yılında yayınlanmış olsa da on yıllık bir yazım sürecinin ürünüydü. Bilinçli olarak yazmaya, üniversitenin ikinci yılında, yani 1997 yılında başladım. Tabii edebiyat eğitimi almamın da bunda etkisi büyüktü. Shakespeare ile Beckett’i okuduktan sonra içimdeki yazma isteği dizginlenemez bir hal aldı. Böylece ilk kitabım 1997 yılından 2007 yılına dek yazdığım öykülerden oluşan Beni Bu Dışarıdan Çıkarın isimli kitabım oldu.”

adres kıbrıs - cengiz erdem

“FREUD’A GÖRE ÖLÜM DÜRTÜSÜ YIKICI, YAŞAM DÜRTÜSÜ YARATICIDIR…”

İlk kitabının yayınlanmasının ardından peş peşe üretmeye devam ederken, Beni Bu Dışarıdan Çıkarın isimli öykü kitabını, Zeno ve The Life Death Drives (Ölümün Sürdüğü Yaşam) adını taşıyan doktora tezinden oluşan kitaplar takip etti. Elbette tüm bunları yaparken de felsefenin izini sürmeye devam etti.   

“Bir yıl sonra Zeno isimli ikinci kitabımı çıkardım. Önceki kitaptan izler taşıyan bir kitap oldu.  Zeno felsefi bir romandı. Stoa Okulu’nun kurucusu olan Zeno Fenike kökenli, Kıbrıslı bir filozoftu. Bu kitapta Zeno’nun günümüzde bir akademisyen olarak yaşadığını tahayyül edip, yaşanması muhtemel olayları, Zeno’nun çevresiyle ilişkilerini kaleme almaya çalıştım. Bu süreçte yaratıcılık ve yıkıcılık arasındaki ilişkiyi edebiyat, sinema, felsefe ve psikanaliz ekseninde ele aldığım doktora tezimi tamamladım. Doktora tezim de İngilizce bir kitap olarak yayınlandı. The Life Death Drives(Ölümün Sürdüğü Yaşam) ismini verdiğim tezimde, Freud’un ölüm ve yaşam dürtüsüne atıfta bulundum. Freud’a göre bu iki dürtü doğamızda vardı. Ölüm dürtüsü yıkıcı, yaşam dürtüsü ise yaratıcıydı. Mitolojiye de baktığımızda ölüm dürtüsünü Thanatos, yaşam dürtüsünü ise Eros temsil eder, her ne kadar herkes onu aşk tanrıçası olarak tanısa da… Freud’a göre insan yaşamı bu iki süreç arasında geçer. Ben tezimde tüm bunlardan yola çıkarak edebiyat ve sinema eserlerinde bu izleği takip ettim.”

“FANTEZİ MAKİNESİNDE HAKİKAT SIZINTISI”

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı ise benim belki de mesleğimden dolayı en çok ilgimi çeken kitap oldu. Yazar yayınlanan bu son kitabında bir gün tüm ekranların beyaza bürünmesini, tüm görsel imgelerin bir anda ortadan kayboluşunu, yazın dünyasının bir anda yeniden önem kazanmasını, yine felsefi düşünceye atıfta bulunarak ele alıyor. Bizim için bambaşka bir hayatı kurguluyor.   

“Bu kitapta mevcut olandan önemli bir aygıtı çıkararak, olması muhtemel olayları kağıda döktüm. Buna yaratıcı yazarlıkta çıkarma yöntemi de diyoruz. Ben bu kitapta “görsel imgeler ortadan kalksa ne olurdu?” sorusunu sordum. Reklam endüstrisi, medya, sinema büyük darbe alır, yazın hayatı yeniden yükselişe geçer, elli yıl geriye gidilirdi… En sevdiğim yazar olan José Saramago da Körlük kitabında görme duyusunu ortadan kaldırıp, neler olduğunu anlatmış ve bana esin kaynağı olmuştu. Bunlar felsefeyle ve iletişim teorisiyle olduğu kadar insan psikolojisi ile de son derece ilgili konular.”

“SORGULAYICI YANIM HER ZAMAN VARDI…”

Elbette yazarın tüm kitaplarında bu denli felsefi öğelerle karşılaşınca, içindeki bu felsefe dürtüsünün nedenini sormadan edemiyorum. Bu yorumum üzerine gülümsüyoruz, doğru bir noktaya değindiğimi söylüyor.

“Hakikaten böyle bir dürtüm var, acaba genlerimden mi bilmiyorum. Çünkü felsefe kültürel bir fenomendir. Küçük bir çocukken hep ‘bu neden böyle?’ diye sorular sorardım. Sorgulayıcı yanım her zaman vardı. Akademik çalışmalara da yönelince öykü ve romanla başlayan yazın hayatım yavaşça daha soyut kavramlara kaydı. Kendimi felsefi metinler üretirken buldum. Hâlâ da devam ediyor.”

kk-023.jpg

“İNSAN YAŞAYARAK ÖĞRENDİKLERİNİ EDEBİYAT ARACILIĞIYLA DÖNÜŞTÜRMELİ…”

Geçtiğimiz üç ay içerisinde ARUCAD’da Yaratıcı Yazarlık dersleri veren Cengiz Erdem’e elbette “yazmak öğrenilebilir mi?” diye sormadan edemiyorum. Son zamanların popüler eğitim alanlarından olan yaratıcı yazarlık konusunu bizim için derinleştiriyor.  

“Biz de yaratıcı yazarlık atölyemize tam da bu soruyla başlamıştık. Aslında benim tek yapabileceğim katılımcılara bir yazar gibi düşünmeyi, bir yazar gibi hissetmeyi, bir yazarın yaratıcı süreçte deneyimlediklerini biraz olsun aktarabilmektir. Ben insanların içindeki yeteneği, yazma dürtüsünü açığa çıkarıp, bunu geliştiriyorum. İngiltere, Fransa, Amerika gibi ülkelerde yaratıcı yazarlık bir nevi kitap mühendisliği gibi ele alınır. Bazı teknikler öğretilir, yazma egzersizleri yapılır. Sonuçta yazmak insanlığa has bir tecrübedir. Geçmişin yazım deneyimlerinden faydalanmak suretiyle geleceğin hataları en aza indirilmeye çalışılır. İçinizde bir yetenek varsa da o kıvılcımı ateşe dönüştürmeyi sağlar. Yaptığımız çalışmalarla, katılımcıların yazma kanallarını açıyoruz. Onların içindeki yaratıcı yazarı harekete geçiriyoruz. Katılımcılar şu ana kadarki yazı-çizi atölyelerimizden çok memnun kaldıklarını ifade ediyor. Ben bu kursların yaygınlaşmasıyla üretilen eserlerde gerek nicelik, gerekse de nitelik açısından kayda değer bir artış olacağını düşünüyorum. Fakat bunu tam olarak tespit etmek de pek mümkün değil tabii. Her hâlükârda amaç edebiyat dünyasına nitelikli eserler kazandırmak. Bunu yaparken de özellikle edebiyatın kişisel tecrübeleri kaleme almaktan öte, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesini mümkün kıldığını akılda tutmak lâzım. Elbette ki yazdıklarınız sizden izler taşır ama sadece kendi tecrübeniz çok kısıtlıdır. İnsan yaşayarak öğrendiklerini edebiyat aracıyla damıtmalı, dönüştürmeli. Böylece aktarılmaya çalışılan mesaj yerelden hareketle evrensele taşınmalı. Bunu başarmak sizi hem nitelikli hem de okunur bir yazar kılar. Bunun yanında okumak, çok okumak, sindirerek okumak da çok önemli. Neticede mühim olan verecek bir mesajınız olması ve bu mesajı yazı vasıtasıyla hayata nüfuz etmenizi mümkün kılacak sabrınızın olması. Yeri gelmişken belirteyim, önümüzdeki yaz döneminde de felsefe atölyesi ile devam ediyoruz. Bu düşünce tasarlama atölyesi İngilizce dilinde gerçekleşecek, günümüz sinemasıyla olduğu kadar, çağdaş sanat akımlarıyla da haşır neşir olacak. Daha ziyade akademisyenlere, master ve doktora öğrencilerine yönelik bir çalışma olarak tasarladım. Kış döneminde ise yaratıcı yazarlık atölyemiz yeniden başlayacak.”

“YENİ KİTAP ‘ÖLÜMLÜ, PEK ÖLÜMLÜ’, FELSEFE VE BİLİM-KURGU İZLERİ TAŞIYOR…”

Tüm bu çalışmalar arasında yedi-sekiz yıldan bu yana üzerinde çalıştığı yeni kitabının detaylarını da bizimle paylaşan Erdem, bu kitabında felsefe ve bilim-kurguya yer verirken fantastik bir dünyanın kapılarını da önümüze açıyor. 

“Yeni kitabım çok uzun bir süreçten geçti. Bu kitaba nihayette Ölümlü, Pek Ölümlü adını verdim. Kitab-ı Nihil ve Post-Nihilistik Spekülasyonlar adında iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm kısa bir roman şeklinde. Güneşin yavaşça söndüğü bir dünyada geçiyor. Günümüzün Nuh’ları diyebileceğimiz iki karakter var, Hermes ve Prometheus’u temsil ediyorlar, insanlığı modern bir Nuh gemisiyle dünyanın merkezine göndermenin yollarını arıyorlar. Okuyucunun hiç beklemediği olaylar oluyor ve kahramanlarımız son derece garip bir hadiseler silsilesi  içerisinde buluyorlar kendilerini. Dünya içinde dünya gibi bir durum var ortada. Yine kitapta mizahi, ironik, felsefi öğeler var ama ayrıca fantastik öğelerle, bilim-kurguyu da ekleyerek kurmaya çalıştım kitabı… Post-Nihilistik Spekülasyonlar bölümü ise benim yazdığım felsefi makalelerden oluşuyor. Görsel açıdan oldukça zengin, cüsseli bir kitap olacak. Yıllardır internette ve kütüphanelerde, bir önceki kitabımda onları ortadan kaldırmış olsam da, tekrar görsel imgelerin peşine düştüm. Bunlar pek çok anonim görselden oluşuyor. İnsanlığa mâlolan çizimlerden oluşuyor. Hâlihazırda kurulum çalışmalarına başladığımız Arkın University Press’i hayata geçirdiğimiz zaman bu kitabın yanı sıra daha başka kitapları da üniversitemizin yayın evinden okuyucuyla buluşturmayı planlıyoruz. Daha ziyade sanatsal ve akademik çalışmalar için kuracağımız bir yayın evi olacak ama bunun yanında yayın kurulumuzun uygun gördüğü farklı kitapları da elbette ki yayınlamayı düşünüyoruz.”

yaratıcı yazarlık ve felsefe - cengiz erdemEdebiyat, insanın yaşamadıklarını da yazabilmesidir…~ Cengiz Erdem

Haber KaynağıSimge Çerkezoğlu / 22 Nisan 2018ARCAD

Fotoğraf: Kerim Belet

 

Advertisements

One thought on “Yaratıcı Yazarlık ve Felsefe Söyleşisi (Video)

Add yours

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

w

Connecting to %s

Powered by WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: