Posts Tagged: felsefe
Reblogged from Rhizome/Schism: Abstract The Effect of Social Paradigm to Philosophical Thought: The Case of Stoa and Kant With the city government in Ancient Greek giving its place to the central empire, the human should be redefined according to the
Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi
Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının
Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi
Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının
Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2
“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci. Dürtüsel bir etkilenimden, veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir
Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2
“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci. Dürtüsel bir etkilenimden, veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir
Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 1
Alain Badiou’nun Nicolas Truong’la aşk üzerine yaptığı bir röportajlar serisinden oluşan Aşka Övgü (In Praise of Love) adlı küçük fakat son derece anlamlı kitapta aşkın dünyayı ikinin penceresinden görebilme kabiliyetini gerektiren bir yaratım süreci olduğu şu sözlerle ifade edilir: Aşk beni göklere
Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 1
Alain Badiou’nun Nicolas Truong’la aşk üzerine yaptığı bir röportajlar serisinden oluşan Aşka Övgü (In Praise of Love) adlı küçük fakat son derece anlamlı kitapta aşkın dünyayı ikinin penceresinden görebilme kabiliyetini gerektiren bir yaratım süreci olduğu şu sözlerle ifade edilir: Aşk beni göklere
Reblogged from Rhizome/Schism: İçindekiler 1) Bütün Ölüler / Tibet Pinhan ~~ 2) Yıkım Yazısı’ndan Fragmanlar / Maurice Blanchot ~~ 3) Ölüm Üzerine Bir Tartışma Denemesi / Halil Duranay, Kamil Savaş & Mehmed Topuz ~~ 4) Ölüm ve Müziğe Etkisi / Jeremy
Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm (1-5) Afrika Pazar
Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -1- AfrikaPazarSayi348 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -2- AfrikaPazarSayi349 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -3- AfrikaPazarSayi350 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -4- AfrikaPazarSayi351 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -5- AfrikaPazarSayi354
Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm (1-5) Afrika Pazar
Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -1- AfrikaPazarSayi348 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -2- AfrikaPazarSayi349 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -3- AfrikaPazarSayi350 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -4- AfrikaPazarSayi351 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -5- AfrikaPazarSayi354
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı – eKitap
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı – eKitap
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Olayın Kazandığı Son Derece Komplike Boyut
Zaman zaman hepimizin nefretimize yenik düşüp sonradan pişman olacağımız eylemlere giriştiğimiz muhakkak olmuştur. Haset, kıskançlık, garez gibi duyguların üstesinden gelinmesi en zor duygulardan olduğu, aklın bu tür duygular karşısında çoğu zaman çaresiz kalıp yenik düştüğü bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız dünya
Olayın Kazandığı Son Derece Komplike Boyut
Zaman zaman hepimizin nefretimize yenik düşüp sonradan pişman olacağımız eylemlere giriştiğimiz muhakkak olmuştur. Haset, kıskançlık, garez gibi duyguların üstesinden gelinmesi en zor duygulardan olduğu, aklın bu tür duygular karşısında çoğu zaman çaresiz kalıp yenik düştüğü bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız dünya
Üç Silahşörler’in Akla Zarar B Plânı
Buraya kadar yazdıklarımızdan da anlaşılacağı üzere ölümsüzlük bilincine ulaşmak için ölümlülük bilincini son noktasına kadar götürüp tersine dönmesini sağlamak gerektiği aşikârdır. Ölümsüzlük teorimize neşter vurmaya meyilli okuyucularımızın muhtemel sorularını daha sorulmadan anlamsız kılmak için özellikle kaleme aldığımız bu değerli bilgiler
Üç Silahşörler’in Akla Zarar B Plânı
Buraya kadar yazdıklarımızdan da anlaşılacağı üzere ölümsüzlük bilincine ulaşmak için ölümlülük bilincini son noktasına kadar götürüp tersine dönmesini sağlamak gerektiği aşikârdır. Ölümsüzlük teorimize neşter vurmaya meyilli okuyucularımızın muhtemel sorularını daha sorulmadan anlamsız kılmak için özellikle kaleme aldığımız bu değerli bilgiler
Rhizome: Ölümsüzlük Düşüncesi, Kaotik Otonomizasyon, Komünizm ve Dinamik Sistemler Teorisi
Ölümsüzlük düşüncesini saplantı haline getirmiş olmamızın siyasi sebepleri olduğunu artık açıkça ifade etmek istiyoruz. Sayfalardır ölümsüzlük üzerine kestiğimiz ahkamlar sadece tek bir amaca hizmet etmekteydi. Bu amaç ise komünizmin eşitlik fikrinin dini inanışların eşitliği ölümden sonraya erteleyen anlayışına son derece ters düşen
Rhizome: Ölümsüzlük Düşüncesi, Kaotik Otonomizasyon, Komünizm ve Dinamik Sistemler Teorisi
Ölümsüzlük düşüncesini saplantı haline getirmiş olmamızın siyasi sebepleri olduğunu artık açıkça ifade etmek istiyoruz. Sayfalardır ölümsüzlük üzerine kestiğimiz ahkamlar sadece tek bir amaca hizmet etmekteydi. Bu amaç ise komünizmin eşitlik fikrinin dini inanışların eşitliği ölümden sonraya erteleyen anlayışına son derece ters düşen
Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anlam Dünyası Yaratan Transendental Materyalizm’in Ölümsüz Öznesi Schelling
Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde gerçekleşen Aydınlanma hareketinin gözleri kör etmesi kuvvetle muhtemel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı içerisinde
Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anlam Dünyası Yaratan Transendental Materyalizm’in Ölümsüz Öznesi Schelling
Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde gerçekleşen Aydınlanma hareketinin gözleri kör etmesi kuvvetle muhtemel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı içerisinde
Dr. Lawgiverz’in Özel Hayatı
Hemen belirtelim, içinde bulunduğumuz yürekler acısı durum, veya bizi zincire vurup tarifi imkânsız acılarla boğuşmak zorunda bırakan bağlamın doğası gereği, gönlümüz el vermese de aklımız göçmen düştüğü için bu noktada sorulması gereken sorunun, bazı okuyucularımızın da iddia ettiği üzere şu
Dr. Lawgiverz’in Özel Hayatı
Hemen belirtelim, içinde bulunduğumuz yürekler acısı durum, veya bizi zincire vurup tarifi imkânsız acılarla boğuşmak zorunda bırakan bağlamın doğası gereği, gönlümüz el vermese de aklımız göçmen düştüğü için bu noktada sorulması gereken sorunun, bazı okuyucularımızın da iddia ettiği üzere şu
Aktüel ve Virtüel – Gilles Deleuze
1 Felsefe çoklukların teorisidir. Her çokluk, gerçek (actuel) parçalar ve sanal (virtual) parçalar ima eder. Katıksız gerçek nesne yoktur. Her gerçeklik kendini bir sanal görünümler sisi ile çevreler. Bu sis, sanal görünümlerin üzerinden dağıtıldıkları, üzerinde işledikleri, az ya da çok
Aktüel ve Virtüel – Gilles Deleuze
1 Felsefe çoklukların teorisidir. Her çokluk, gerçek (actuel) parçalar ve sanal (virtual) parçalar ima eder. Katıksız gerçek nesne yoktur. Her gerçeklik kendini bir sanal görünümler sisi ile çevreler. Bu sis, sanal görünümlerin üzerinden dağıtıldıkları, üzerinde işledikleri, az ya da çok
Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri
İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik
Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri
İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik
Slavoj Zizek – Avatar, Avatar’ın ta kendisi!
Siyaseten doğru temaların altında ırkçı motifler barındıran Avatar bize şunu öğretiyor: Yerlilerin tek seçeneği insanlarca kurtarılmak ya da yok edilmek. Sadece emperyalist gerçekliğin kurbanı olmakla beyaz adamın fantezisinde kendilerine biçilen rolü oynamak arasında tercih yapabilirler James Cameron’ın Avatar filmi, uzak
Slavoj Zizek – Avatar, Avatar’ın ta kendisi!
Siyaseten doğru temaların altında ırkçı motifler barındıran Avatar bize şunu öğretiyor: Yerlilerin tek seçeneği insanlarca kurtarılmak ya da yok edilmek. Sadece emperyalist gerçekliğin kurbanı olmakla beyaz adamın fantezisinde kendilerine biçilen rolü oynamak arasında tercih yapabilirler James Cameron’ın Avatar filmi, uzak
Ecinniler ve Dostoyevski (via Mutlak Töz)
“Ben Cinler’i Avrupa’nın kenarlarında, merkezden uzak, Batı hayalleri ve Allah’ın varlığı-yokluğu bunalımları içerisinde yaşayan radikal aydınların saklamak istedikleri utanç verici sırlarını haykıran bir kitap olarak gördüm.“ Cinler’in Önsöz’ünde, Orhan Pamuk Nietzsche’nin filozof mu yoksa bir sanatçı mı, düşünür mü yoksa
Ecinniler ve Dostoyevski (via Mutlak Töz)
“Ben Cinler’i Avrupa’nın kenarlarında, merkezden uzak, Batı hayalleri ve Allah’ın varlığı-yokluğu bunalımları içerisinde yaşayan radikal aydınların saklamak istedikleri utanç verici sırlarını haykıran bir kitap olarak gördüm.“ Cinler’in Önsöz’ünde, Orhan Pamuk Nietzsche’nin filozof mu yoksa bir sanatçı mı, düşünür mü yoksa
Slavoj Zizek – Arap devrimci ruhundan neden korkalım ki?
Tunus ve Mısır’daki ayaklanmalarda göze çarpmaması imkansız bir şey Müslüman köktenciliğin bariz bir şekilde yokluğuydu. Halk laik demokratik geleneğin en güzel örneklerinde görüldüğü gibi, yalnızca baskıcı bir rejime, onun yolsuzluklarına ve yoksulluğa karşı ayaklandı ve özgürlük, ve ekonomik umut talep
Slavoj Zizek – Arap devrimci ruhundan neden korkalım ki?
Tunus ve Mısır’daki ayaklanmalarda göze çarpmaması imkansız bir şey Müslüman köktenciliğin bariz bir şekilde yokluğuydu. Halk laik demokratik geleneğin en güzel örneklerinde görüldüğü gibi, yalnızca baskıcı bir rejime, onun yolsuzluklarına ve yoksulluğa karşı ayaklandı ve özgürlük, ve ekonomik umut talep
nihilizm meselesi (via Mutlak Töz)
Buradaki yazıların kimi önemli başlıklarında, özellikle insan doğası, siyasetin olanakları, bilginin geçerliliği ve toplumsal yapının anlamı üzerine olanlarda, farklı görüşlerden arkadaşların tepkisi yer yer söylemeye çalıştığım şeyin nihilizm olduğu; ya da sonuç olarak nihilizme vardığı/varacağı şeklindeydi. Nihilizm dendiğinde de bir
nihilizm meselesi (via Mutlak Töz)
Buradaki yazıların kimi önemli başlıklarında, özellikle insan doğası, siyasetin olanakları, bilginin geçerliliği ve toplumsal yapının anlamı üzerine olanlarda, farklı görüşlerden arkadaşların tepkisi yer yer söylemeye çalıştığım şeyin nihilizm olduğu; ya da sonuç olarak nihilizme vardığı/varacağı şeklindeydi. Nihilizm dendiğinde de bir
Olay ve Hakikatin Bozguna Uğrattığı Fantezi Makineleri – Emre İleri (via Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı)
Cengiz Erdem “Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı”nı yazdığından beridir, defalarca okudum desem yalan olmaz. Kitabın etrafında bir Kızılderili çadırı kurup ateş yaktığım, hatta dans ettiğim bile söylenenler arasında! Söylenenler arasındadır arasında olmasına ama, kitap da benim etrafımda ateş yakıp dans
Olay ve Hakikatin Bozguna Uğrattığı Fantezi Makineleri – Emre İleri (via Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı)
Cengiz Erdem “Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı”nı yazdığından beridir, defalarca okudum desem yalan olmaz. Kitabın etrafında bir Kızılderili çadırı kurup ateş yaktığım, hatta dans ettiğim bile söylenenler arasında! Söylenenler arasındadır arasında olmasına ama, kitap da benim etrafımda ateş yakıp dans
Geçici Otonom Bölge: Henüz Ölmemiş Ölüler
Aslen Almanya doğumlu olmakla birlikte Sorbonne’da doktorasını tamamladıktan sonraki çalışmalarının çoğunu İngiltere’de yalnızlık içinde sürdürmüş ve karısıyla tanışıp evlendikten sonra da uzun yıllar Londra’da yaşamıştı Dr. Lawgiverz. Karısından ayrıldıktan sonra hayatı alt-üst olan doktorun bunalımdan çıkmak için tek şansı yeni
Geçici Otonom Bölge: Henüz Ölmemiş Ölüler
Aslen Almanya doğumlu olmakla birlikte Sorbonne’da doktorasını tamamladıktan sonraki çalışmalarının çoğunu İngiltere’de yalnızlık içinde sürdürmüş ve karısıyla tanışıp evlendikten sonra da uzun yıllar Londra’da yaşamıştı Dr. Lawgiverz. Karısından ayrıldıktan sonra hayatı alt-üst olan doktorun bunalımdan çıkmak için tek şansı yeni
Kardeş Ruhlar Buluşunca
Deneyler yapmak ve yaptığı deneylerin sonuçlarını insanlarla paylaşmak için yaratılmış bir insan olan Takamuro Kootaro, çocukluğunda okuduğu bilim-kurgu romanlarının etkisiyle vurmuştu kendini bilime. Özellikle H.P. Lovecraft’ın kitaplarında okuduğu doğa-üstü hadiseleri gerçek sanıyor, yıllar geçtikçe dizginlenmesi namümkün bir hâl alan hayâl
Kardeş Ruhlar Buluşunca
Deneyler yapmak ve yaptığı deneylerin sonuçlarını insanlarla paylaşmak için yaratılmış bir insan olan Takamuro Kootaro, çocukluğunda okuduğu bilim-kurgu romanlarının etkisiyle vurmuştu kendini bilime. Özellikle H.P. Lovecraft’ın kitaplarında okuduğu doğa-üstü hadiseleri gerçek sanıyor, yıllar geçtikçe dizginlenmesi namümkün bir hâl alan hayâl
Soğuklar ve Savaşlar
Güneşin bir anda değil de yavaş yavaş söneceğini, bir roman olmak yolunda ağır fakat emin adımlarla ilerleyen anlatımızın başlarında belirtmiştik sanırız. Hava sıcaklıklarında yaşanan ani düşüşler, derecelerin mevsim normallerinin altında seyretmesine sebebiyet vermeye başlamıştır nitekim işte. Hava o kadar soğumuştur
Soğuklar ve Savaşlar
Güneşin bir anda değil de yavaş yavaş söneceğini, bir roman olmak yolunda ağır fakat emin adımlarla ilerleyen anlatımızın başlarında belirtmiştik sanırız. Hava sıcaklıklarında yaşanan ani düşüşler, derecelerin mevsim normallerinin altında seyretmesine sebebiyet vermeye başlamıştır nitekim işte. Hava o kadar soğumuştur
Aklın sınırlarına ve ötesindeki sonsuzluğa yaptığı yolculuklarda Kant hep yalnızdı
Konferans bittikten sonra derin bir hayâl kırıklığına uğramış vaziyette devletler platformunun kendilerine tahsis ettiği eve dönen üç silahşörler, kara kara istihbarat teşkilatı baş sorumlusuna ne diyeceklerini düşünmektedir. Müfettiş ve çavuş kendi ülkelerindeki istihbarat birimlerinin nasıl olup da bu kadar vahim
Aklın sınırlarına ve ötesindeki sonsuzluğa yaptığı yolculuklarda Kant hep yalnızdı
Konferans bittikten sonra derin bir hayâl kırıklığına uğramış vaziyette devletler platformunun kendilerine tahsis ettiği eve dönen üç silahşörler, kara kara istihbarat teşkilatı baş sorumlusuna ne diyeceklerini düşünmektedir. Müfettiş ve çavuş kendi ülkelerindeki istihbarat birimlerinin nasıl olup da bu kadar vahim
ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş
ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş
“Ölüm ve Kapitalizm” Konferansı
Araya pek çok ahkâm tohumu serpiştirdiğimizin farkındayız. Lâkin farkında olduğumuz bir başka şey de bizim, bu anlatının yazarı ve/veya yazarları olarak, okuyucularımıza sadece zevk vermek ve hoş vakit geçirmelerini sağlamak için yazmadığımız gerçeğidir. Son derece önemli mevzuları mercek altına alıyoruz
“Ölüm ve Kapitalizm” Konferansı
Araya pek çok ahkâm tohumu serpiştirdiğimizin farkındayız. Lâkin farkında olduğumuz bir başka şey de bizim, bu anlatının yazarı ve/veya yazarları olarak, okuyucularımıza sadece zevk vermek ve hoş vakit geçirmelerini sağlamak için yazmadığımız gerçeğidir. Son derece önemli mevzuları mercek altına alıyoruz
Kopernik Devrimi, Aydınlanma, Körlük ve Durumun Vehameti
Ertesi sabah uyanıp devletler platformu ne verdiyse, ki sadece bisküvi ve neskahve vermişti, onu yedikten-içtikten, pijamalarını ve içi muflonlu terliklerini çıkarıp tertemiz elbiselerini ve ayakkabılarını giydikten sonra üç silahşörler Spekülatif Realizm’le ilgili konferansın yapılacağı Birkbeck Üniversitesi Sosyal ve İnsani Bilimler
Kopernik Devrimi, Aydınlanma, Körlük ve Durumun Vehameti
Ertesi sabah uyanıp devletler platformu ne verdiyse, ki sadece bisküvi ve neskahve vermişti, onu yedikten-içtikten, pijamalarını ve içi muflonlu terliklerini çıkarıp tertemiz elbiselerini ve ayakkabılarını giydikten sonra üç silahşörler Spekülatif Realizm’le ilgili konferansın yapılacağı Birkbeck Üniversitesi Sosyal ve İnsani Bilimler
Üç Silahşörler ve Dr. Lawgiverz
Üst Düzey Bir Araştırma Komisyonu’nun ilk icraatı Dr. Lawgiverz’i bulup sistemin temellerini dinamitlemesini engellemek için yargıya havale etmek üzere üç siyasi polis memuru görevlendirmek olur. Üç farklı ülkeden seçilen ve kendi ülkelerinde işlerinin ehli olduklarını ispatlamış bu üç siyasi polisin
Üç Silahşörler ve Dr. Lawgiverz
Üst Düzey Bir Araştırma Komisyonu’nun ilk icraatı Dr. Lawgiverz’i bulup sistemin temellerini dinamitlemesini engellemek için yargıya havale etmek üzere üç siyasi polis memuru görevlendirmek olur. Üç farklı ülkeden seçilen ve kendi ülkelerinde işlerinin ehli olduklarını ispatlamış bu üç siyasi polisin
Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe
İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]
Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe
İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]
Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)
Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif
Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)
Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif
“Hedef göster, ceset iste!”
Ölümün bu denli yakınlaşmış olması elbette ki o güne dek eşi benzeri görülmemiş bir karmaşa yaratacaktı dünyada. Ne de olsa hepimiz bir gün mutlaka öleceğimizi bilsek de bunun tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini asla bilemeyiz, tabii eğer ölümcül bir hastalığa
“Hedef göster, ceset iste!”
Ölümün bu denli yakınlaşmış olması elbette ki o güne dek eşi benzeri görülmemiş bir karmaşa yaratacaktı dünyada. Ne de olsa hepimiz bir gün mutlaka öleceğimizi bilsek de bunun tam olarak ne zaman gerçekleşeceğini asla bilemeyiz, tabii eğer ölümcül bir hastalığa
Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon
Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı
Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon
Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı
Bilgi ve Hakikat Arasındaki İlişki Bağlamında Anlamın Anlamı
Artık hepimizin bildiği gibi anlam kavramının anlamı üzerine İsa ve Sokrat gibi tanınmış şahsiyetlerden önce de düşünülmekte ve hatta bununla da kalınmayıp bu düşünülenler kaleme alınmaktaydı. Lakin henüz anlamın ne anlama geldiğine dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır ne yazık ki.
Bilgi ve Hakikat Arasındaki İlişki Bağlamında Anlamın Anlamı
Artık hepimizin bildiği gibi anlam kavramının anlamı üzerine İsa ve Sokrat gibi tanınmış şahsiyetlerden önce de düşünülmekte ve hatta bununla da kalınmayıp bu düşünülenler kaleme alınmaktaydı. Lakin henüz anlamın ne anlama geldiğine dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır ne yazık ki.
Anlam, Bilgi, Hakikat
Düşüncenin otomatik olmaktan çıkıp düzensiz bir biçimde dıştan gelmeye başlaması, öznenin alışılagelmiş düşünce ve his kalıplarının ötesine geçmeye başladığının göstergesidir. Yazan özne böylelikle bilinmeyene yelken açan bir gemiye dönüşür. Yolculuk son derece tehlikelidir, zira bilinenin terk edilip bilinmeyenin girdaplarında boğulma
Anlam, Bilgi, Hakikat
Düşüncenin otomatik olmaktan çıkıp düzensiz bir biçimde dıştan gelmeye başlaması, öznenin alışılagelmiş düşünce ve his kalıplarının ötesine geçmeye başladığının göstergesidir. Yazan özne böylelikle bilinmeyene yelken açan bir gemiye dönüşür. Yolculuk son derece tehlikelidir, zira bilinenin terk edilip bilinmeyenin girdaplarında boğulma
Science and Metaphysics Blog Event Kicks Off (via Deontologistics + Speculative Heresy)
The Science and Metaphysics Event has just kicked off over at Speculative Heresy, with Ben Woodard giving us a post on Lovecraftian Science/Lovecraftian Nature. I’ve just finished my piece, which will go up at some point over the next week
Science and Metaphysics Blog Event Kicks Off (via Deontologistics + Speculative Heresy)
The Science and Metaphysics Event has just kicked off over at Speculative Heresy, with Ben Woodard giving us a post on Lovecraftian Science/Lovecraftian Nature. I’ve just finished my piece, which will go up at some point over the next week
Yasa, Mizah ve İroni – Gilles Deleuze (via Anagram)
“Yasanın klasik bir imgesi vardır. Platon bu imgenin, Hıristiyan dünyası tarafından da benimsenmiş olan eksiksiz bir ifadesini vermiştir. Bu imge, yasaya hem ilkesi hem de sonuçları açısından bakılmasını içererek bunun ikili bir durumunu belirler. İlke açısından baktığımızda, yasa ilk değildir.
Yasa, Mizah ve İroni – Gilles Deleuze (via Anagram)
“Yasanın klasik bir imgesi vardır. Platon bu imgenin, Hıristiyan dünyası tarafından da benimsenmiş olan eksiksiz bir ifadesini vermiştir. Bu imge, yasaya hem ilkesi hem de sonuçları açısından bakılmasını içererek bunun ikili bir durumunu belirler. İlke açısından baktığımızda, yasa ilk değildir.
Philosophy and Poetry PDF E-Books
Philosophy E-books Novalis The Birth of Novalis: Friedrich Von Hardenberg’s Journal of 1797, With Selected Letters and Documents Fichte Studies Philosophical Writings Herder Selected Writings on Aesthetics Another Philosophy of History and Selected Political Writings Philosophical Writings Heidegger Contributions to
Philosophy and Poetry PDF E-Books
Philosophy E-books Novalis The Birth of Novalis: Friedrich Von Hardenberg’s Journal of 1797, With Selected Letters and Documents Fichte Studies Philosophical Writings Herder Selected Writings on Aesthetics Another Philosophy of History and Selected Political Writings Philosophical Writings Heidegger Contributions to
Philosophy as Biography by Alain Badiou + Postfelsefe nasıl hadım eder, ya da neden XI. tez tersine çevrilmeli üzerine (via Mutlak Töz)
• Philosophy as Biography • • Alain Badiou • “Nietzsche wrote that a philosophy is always the biography of the philosopher. Maybe a biography of the philosopher by the philosopher himself is a piece of philosophy. So I shall tell
Philosophy as Biography by Alain Badiou + Postfelsefe nasıl hadım eder, ya da neden XI. tez tersine çevrilmeli üzerine (via Mutlak Töz)
• Philosophy as Biography • • Alain Badiou • “Nietzsche wrote that a philosophy is always the biography of the philosopher. Maybe a biography of the philosopher by the philosopher himself is a piece of philosophy. So I shall tell
The Projection-Introjection Mechanism in Jack Kerouac’s The Subterraneans
The consequences of projection of fantasies onto the Real can be clearly observed in Kerouac’s The Subterraneans, which was quite a subversive book in its time, carrying Kerouac quite high up the cultural ladder, and in Burroughsian terms “causing thousands
The Projection-Introjection Mechanism in Jack Kerouac’s The Subterraneans
The consequences of projection of fantasies onto the Real can be clearly observed in Kerouac’s The Subterraneans, which was quite a subversive book in its time, carrying Kerouac quite high up the cultural ladder, and in Burroughsian terms “causing thousands
Filozofun Bir Ölümsüz Olarak Portresi
Zamanın uçurumundan ve ötesindeki karanlıktan başka ne görüyorsunuz? – William Shakespeare Kanlı bir yumurta sarısı. Bir çarşafa yayılan yanmış bir delik. Herkesi açmakla tehdit eden öfkeli bir gül. – May Svvenson Dipsiz bir uçurumun içine baktığınız zaman, o da sizin
Filozofun Bir Ölümsüz Olarak Portresi
Zamanın uçurumundan ve ötesindeki karanlıktan başka ne görüyorsunuz? – William Shakespeare Kanlı bir yumurta sarısı. Bir çarşafa yayılan yanmış bir delik. Herkesi açmakla tehdit eden öfkeli bir gül. – May Svvenson Dipsiz bir uçurumun içine baktığınız zaman, o da sizin
O Ölümsüz Özne: Deleuze, Badiou – Brassier, Meillassoux
Sonsuzluk özne ile nesne, amaç ile araç, neden ile sonuç arasındaki ilişkinin anlamsızlaşarak ortadan kalktığı, böylece de işte varlıkları birbirleriyle ilişkilerine bağımlı olan bu kavramların bizzat kendilerinin yok olduğu, zaman ile uzam içindeki bir boşluk formunda zuhur eden o malûm
O Ölümsüz Özne: Deleuze, Badiou – Brassier, Meillassoux
Sonsuzluk özne ile nesne, amaç ile araç, neden ile sonuç arasındaki ilişkinin anlamsızlaşarak ortadan kalktığı, böylece de işte varlıkları birbirleriyle ilişkilerine bağımlı olan bu kavramların bizzat kendilerinin yok olduğu, zaman ile uzam içindeki bir boşluk formunda zuhur eden o malûm
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat
Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak
Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat
Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak
Bedensiz Organlar ve Daha Başka Paradokslar
Büyük evlerin küçük odalarında yaşadım, yüksek yerlerdeki alçak adamlarla tanıştım. Çocukluğum can sıkıntısıyla mücadele ederek geçti. Can sıkıntımı yenmek için savaş filmleri izlerdim. O dönemlerde Vietnam savaşı yeni bitmişti ve Amerikanlar savaş filminden başka film çekmiyordu. Savaştan dönüp de topluma
Bedensiz Organlar ve Daha Başka Paradokslar
Büyük evlerin küçük odalarında yaşadım, yüksek yerlerdeki alçak adamlarla tanıştım. Çocukluğum can sıkıntısıyla mücadele ederek geçti. Can sıkıntımı yenmek için savaş filmleri izlerdim. O dönemlerde Vietnam savaşı yeni bitmişti ve Amerikanlar savaş filminden başka film çekmiyordu. Savaştan dönüp de topluma
Bilgi Perspektiftir: Nietzsche, Foucault ve Derrida
Ünlü Fransız düşünürü Michel Foucault’nun eserleri bizlere Modernizmin bazı yanlarının keskin ve köklü bir eleştirisini sunar.[1] Modernizmin veya Modern diye tabir edilen bakış açısının tıkanma noktalarını saptayarak, “bilgi nedir?” sorusundan hareketle “aydınlanma nedir?” sorusuna yönelen ve bu soruyu What
Bilgi Perspektiftir: Nietzsche, Foucault ve Derrida
Ünlü Fransız düşünürü Michel Foucault’nun eserleri bizlere Modernizmin bazı yanlarının keskin ve köklü bir eleştirisini sunar.[1] Modernizmin veya Modern diye tabir edilen bakış açısının tıkanma noktalarını saptayarak, “bilgi nedir?” sorusundan hareketle “aydınlanma nedir?” sorusuna yönelen ve bu soruyu What
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı (Cengiz Erdem, Yeni Roman, I. ve II. Bölümler, 2009)
FMHS-1 Kasım 14, 2009 · Yorum Yapın Her şey dünyada artık televizyon diye bir şey olmadığıyla ilgili, daha doğrusu dünyadaki tüm televizyon ekranlarının bilinmeyen bir sebepten ötürü beyaza büründüğünü duyuran o garip ve bir o kadar da talihsiz haberin gazetelerde
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı (Cengiz Erdem, Yeni Roman, I. ve II. Bölümler, 2009)
FMHS-1 Kasım 14, 2009 · Yorum Yapın Her şey dünyada artık televizyon diye bir şey olmadığıyla ilgili, daha doğrusu dünyadaki tüm televizyon ekranlarının bilinmeyen bir sebepten ötürü beyaza büründüğünü duyuran o garip ve bir o kadar da talihsiz haberin gazetelerde
“Zeno” Kimdir, Kim’(ler)in Hikâyesidir?
Hakkı Yücel Yazar Cengiz Erdem’in ikinci kitabı “Zeno (Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi)” (Cinius Yayınları) geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve bir okuru olarak tıpkı birinci kitabı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın”da olduğu gibi elime yapışıp kaldı.. Kendi adıma bu vazgeçilmez ilişkinin hangi kurucu ve
“Zeno” Kimdir, Kim’(ler)in Hikâyesidir?
Hakkı Yücel Yazar Cengiz Erdem’in ikinci kitabı “Zeno (Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi)” (Cinius Yayınları) geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve bir okuru olarak tıpkı birinci kitabı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın”da olduğu gibi elime yapışıp kaldı.. Kendi adıma bu vazgeçilmez ilişkinin hangi kurucu ve
Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm
1. Freud ve Einstein 1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan
Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm
1. Freud ve Einstein 1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan
Ölümsüzlük Teorisi
Hayatımın bu karanlık dönemi elbet bir gün sona erecekti. O vakte kadar yapmam gerekense kendimi bir ölümsüz olarak tahayyül etmek suretiyle ölüm, ölmek düşüncesini hayata geçirmeyi olasılıklar dışına hapsetmekti. Ne de olsa şimdiye kadar hiçbir ölümsüzün öldüğü, ölebildiği görülmemişti.
Ölümsüzlük Teorisi
Hayatımın bu karanlık dönemi elbet bir gün sona erecekti. O vakte kadar yapmam gerekense kendimi bir ölümsüz olarak tahayyül etmek suretiyle ölüm, ölmek düşüncesini hayata geçirmeyi olasılıklar dışına hapsetmekti. Ne de olsa şimdiye kadar hiçbir ölümsüzün öldüğü, ölebildiği görülmemişti.
Oyunu Bozmak, Oyunu Kurmak ve Büyüklerin Saçmalıkları
Aslen Almanya doğumlu olmakla beraber çalışmalarının büyük bir kısmını İngiltere’de yalnızlık içerisinde sürdürmeyi seçen Melanie Klein çocuk psikanalizinin yaratıcısı ve en önemli kuramcısıdır. Freudcu psikanalizden radikal bir kopuş gerçekleştirerek anti-ortodoks, daha doğrusu a-ortodoks, yani durağanlık karşıtı, akışkanlık yanlısı bir duruşu
Oyunu Bozmak, Oyunu Kurmak ve Büyüklerin Saçmalıkları
Aslen Almanya doğumlu olmakla beraber çalışmalarının büyük bir kısmını İngiltere’de yalnızlık içerisinde sürdürmeyi seçen Melanie Klein çocuk psikanalizinin yaratıcısı ve en önemli kuramcısıdır. Freudcu psikanalizden radikal bir kopuş gerçekleştirerek anti-ortodoks, daha doğrusu a-ortodoks, yani durağanlık karşıtı, akışkanlık yanlısı bir duruşu
Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam
Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O
Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam
Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O


Ahkâmlar/Speculations