Category Archives: Türkçe Yazılar

a room with a window

Transendental Materyalizm, Diyalektik ve Plastisite (Johnston, Zizek, Malabou)

Adrian Johnston 2010 yılında Real Objects/Material Subjects adlı felsefi etkinlikte yaptığı Naturalism or Anti-naturalism? No thanks, both are worse: Science, Materialism and Slavoj Zizek adlı konuşmada Zizek’in ontolojisini neden Transendental Materyalizm diye adlandırdığını net bir şekilde ortaya koyar. Johnston’a göre özelde

a room with a window

Transendental Materyalizm, Diyalektik ve Plastisite (Johnston, Zizek, Malabou)

Adrian Johnston 2010 yılında Real Objects/Material Subjects adlı felsefi etkinlikte yaptığı Naturalism or Anti-naturalism? No thanks, both are worse: Science, Materialism and Slavoj Zizek adlı konuşmada Zizek’in ontolojisini neden Transendental Materyalizm diye adlandırdığını net bir şekilde ortaya koyar. Johnston’a göre özelde

Lemniscate

Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının

Lemniscate

Dünyanın Gecesi, Hiçten Cüzi

Hiçten Cüzi: Hegel ve Diyalektik Materyalizmin Gölgesi şeklinde çevirmeyi uygun bulduğum Less Than Nothing: Hegel and the Shadow of Dialectical Materialism adlı son kitabında Slavoj Zizek, Alain Badiou’nun felsefenin dört koşulu olarak öne sürdüğü bilim, politika, sanat ve aşk kavramlarının

çilek

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2

“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci. Dürtüsel bir etkilenimden, veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir

çilek

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 2

“İnsan yanmayı ve küllerinden yeniden doğmayı bilmeli,” demişti Nietzsche. Küllerinden yeniden doğan anka kuşu misâli yeniden doğmaya benzer bir duygu durumu olarak anmayı alışkanlık hâline getirdiğimiz aşk süreci. Dürtüsel bir etkilenimden, veya bilemediniz tutku tabir edebileceğimiz bir yakınlık hissinden bambaşka bir

a human heart stripped of the tissue and muscle surrounding it

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 1

Alain Badiou’nun Nicolas Truong’la aşk üzerine yaptığı bir röportajlar serisinden oluşan Aşka Övgü (In Praise of Love) adlı küçük fakat son derece anlamlı kitapta aşkın dünyayı ikinin penceresinden görebilme kabiliyetini gerektiren bir yaratım süreci olduğu şu sözlerle ifade edilir: Aşk beni göklere

a human heart stripped of the tissue and muscle surrounding it

Aşkın Hâlleri: Alain Badiou’nun Aşka Övgü’süne düşülen bazı notlar – 1

Alain Badiou’nun Nicolas Truong’la aşk üzerine yaptığı bir röportajlar serisinden oluşan Aşka Övgü (In Praise of Love) adlı küçük fakat son derece anlamlı kitapta aşkın dünyayı ikinin penceresinden görebilme kabiliyetini gerektiren bir yaratım süreci olduğu şu sözlerle ifade edilir: Aşk beni göklere

ancient alien - a drawing found in Italy

Ölümden Öteye Yol Var: Ölümsüzler Ülkesi Agharta

Hepimizin zamanı geriye döndürmek istediğimiz muhakkak olmuştur. Durum öyle bir hâl almıştır ki zamanda geriye gidip yaşadıklarımızı bu sefer hata yapmadan, yani bugünümüzde feci neticeler doğurmadan yaşamak arzusunu taşımaya başlarız. Eğer bunu insanlık olarak yapabilecek kudrete sahip olsaydık büyük ihtimalle

ancient alien - a drawing found in Italy

Ölümden Öteye Yol Var: Ölümsüzler Ülkesi Agharta

Hepimizin zamanı geriye döndürmek istediğimiz muhakkak olmuştur. Durum öyle bir hâl almıştır ki zamanda geriye gidip yaşadıklarımızı bu sefer hata yapmadan, yani bugünümüzde feci neticeler doğurmadan yaşamak arzusunu taşımaya başlarız. Eğer bunu insanlık olarak yapabilecek kudrete sahip olsaydık büyük ihtimalle

Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm (1-5) Afrika Pazar

Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -1-  AfrikaPazarSayi348 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -2- AfrikaPazarSayi349 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -3- AfrikaPazarSayi350 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm  -4- AfrikaPazarSayi351 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -5- AfrikaPazarSayi354

Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm (1-5) Afrika Pazar

Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -1-  AfrikaPazarSayi348 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -2- AfrikaPazarSayi349 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -3- AfrikaPazarSayi350 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm  -4- AfrikaPazarSayi351 Spekülatif Realizm ve Transendental Materyalizm -5- AfrikaPazarSayi354

fmhs-cengiz-erdem

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı – eKitap

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

fmhs-cengiz-erdem

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı – eKitap

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

Olayın Kazandığı Son Derece Komplike Boyut

Zaman zaman hepimizin nefretimize yenik düşüp sonradan pişman olacağımız eylemlere giriştiğimiz muhakkak olmuştur. Haset, kıskançlık, garez gibi duyguların üstesinden gelinmesi en zor duygulardan olduğu, aklın bu tür duygular karşısında çoğu zaman çaresiz kalıp yenik düştüğü bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız dünya

Olayın Kazandığı Son Derece Komplike Boyut

Zaman zaman hepimizin nefretimize yenik düşüp sonradan pişman olacağımız eylemlere giriştiğimiz muhakkak olmuştur. Haset, kıskançlık, garez gibi duyguların üstesinden gelinmesi en zor duygulardan olduğu, aklın bu tür duygular karşısında çoğu zaman çaresiz kalıp yenik düştüğü bilinen bir gerçektir. Yaşadığımız dünya

Üç Silahşörler’in Akla Zarar B Plânı

Buraya kadar yazdıklarımızdan da anlaşılacağı üzere ölümsüzlük bilincine ulaşmak için ölümlülük bilincini son noktasına kadar götürüp tersine dönmesini sağlamak gerektiği aşikârdır. Ölümsüzlük teorimize neşter vurmaya meyilli okuyucularımızın muhtemel sorularını daha sorulmadan anlamsız kılmak için özellikle kaleme aldığımız bu değerli bilgiler

Üç Silahşörler’in Akla Zarar B Plânı

Buraya kadar yazdıklarımızdan da anlaşılacağı üzere ölümsüzlük bilincine ulaşmak için ölümlülük bilincini son noktasına kadar götürüp tersine dönmesini sağlamak gerektiği aşikârdır. Ölümsüzlük teorimize neşter vurmaya meyilli okuyucularımızın muhtemel sorularını daha sorulmadan anlamsız kılmak için özellikle kaleme aldığımız bu değerli bilgiler

Rhizome: Ölümsüzlük Düşüncesi, Kaotik Otonomizasyon, Komünizm ve Dinamik Sistemler Teorisi

Ölümsüzlük düşüncesini saplantı haline getirmiş olmamızın siyasi sebepleri olduğunu artık açıkça ifade etmek istiyoruz. Sayfalardır ölümsüzlük üzerine kestiğimiz ahkamlar sadece tek bir amaca hizmet etmekteydi. Bu amaç ise komünizmin eşitlik fikrinin dini inanışların eşitliği ölümden sonraya erteleyen anlayışına son derece ters düşen

Rhizome: Ölümsüzlük Düşüncesi, Kaotik Otonomizasyon, Komünizm ve Dinamik Sistemler Teorisi

Ölümsüzlük düşüncesini saplantı haline getirmiş olmamızın siyasi sebepleri olduğunu artık açıkça ifade etmek istiyoruz. Sayfalardır ölümsüzlük üzerine kestiğimiz ahkamlar sadece tek bir amaca hizmet etmekteydi. Bu amaç ise komünizmin eşitlik fikrinin dini inanışların eşitliği ölümden sonraya erteleyen anlayışına son derece ters düşen

Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anlam Dünyası Yaratan Transendental Materyalizm’in Ölümsüz Öznesi Schelling

Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde gerçekleşen Aydınlanma hareketinin gözleri kör etmesi kuvvetle muhtemel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı içerisinde

Kant-Hegel-Deleuze-Zizek Dörtgeni İçinden Çıkarak Doğanın Sonsuzluğunun İçkin Olduğu Aşkınsal Bir Anlam Dünyası Yaratan Transendental Materyalizm’in Ölümsüz Öznesi Schelling

Evrenin merkezinin dünya olmaktan ziyade güneş olduğunu iddia eden Kopernik Devrimi’nin ve aklın sınırları olduğunu, yani bilebileceklerimizin sonsuz olmadığını öne süren Kant’ın öncülüğünde gerçekleşen Aydınlanma hareketinin gözleri kör etmesi kuvvetle muhtemel bir aydınlığa kavuşmakla ne denli derin bir bağlantı içerisinde

we heart realism

Dr. Lawgiverz’in Özel Hayatı

Hemen belirtelim, içinde bulunduğumuz yürekler acısı durum, veya bizi zincire vurup tarifi imkânsız acılarla boğuşmak zorunda bırakan bağlamın doğası gereği, gönlümüz el vermese de aklımız göçmen düştüğü için bu noktada sorulması gereken sorunun, bazı okuyucularımızın da iddia ettiği üzere şu

we heart realism

Dr. Lawgiverz’in Özel Hayatı

Hemen belirtelim, içinde bulunduğumuz yürekler acısı durum, veya bizi zincire vurup tarifi imkânsız acılarla boğuşmak zorunda bırakan bağlamın doğası gereği, gönlümüz el vermese de aklımız göçmen düştüğü için bu noktada sorulması gereken sorunun, bazı okuyucularımızın da iddia ettiği üzere şu

Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik

Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik

Slavoj Zizek – Avatar, Avatar’ın ta kendisi!

Siyaseten doğru temaların altında ırkçı motifler barındıran Avatar bize şunu öğretiyor: Yerlilerin tek seçeneği insanlarca kurtarılmak ya da yok edilmek. Sadece emperyalist gerçekliğin kurbanı olmakla beyaz adamın fantezisinde kendilerine biçilen rolü oynamak arasında tercih yapabilirler James Cameron’ın Avatar filmi, uzak

Slavoj Zizek – Avatar, Avatar’ın ta kendisi!

Siyaseten doğru temaların altında ırkçı motifler barındıran Avatar bize şunu öğretiyor: Yerlilerin tek seçeneği insanlarca kurtarılmak ya da yok edilmek. Sadece emperyalist gerçekliğin kurbanı olmakla beyaz adamın fantezisinde kendilerine biçilen rolü oynamak arasında tercih yapabilirler James Cameron’ın Avatar filmi, uzak

streetanatomy

Kardeş Ruhlar Buluşunca

Deneyler yapmak ve yaptığı deneylerin sonuçlarını insanlarla paylaşmak için yaratılmış bir insan olan Takamuro Kootaro, çocukluğunda okuduğu bilim-kurgu romanlarının etkisiyle vurmuştu kendini bilime. Özellikle H.P. Lovecraft’ın kitaplarında okuduğu doğa-üstü hadiseleri gerçek sanıyor, yıllar geçtikçe dizginlenmesi namümkün bir hâl alan hayâl

streetanatomy

Kardeş Ruhlar Buluşunca

Deneyler yapmak ve yaptığı deneylerin sonuçlarını insanlarla paylaşmak için yaratılmış bir insan olan Takamuro Kootaro, çocukluğunda okuduğu bilim-kurgu romanlarının etkisiyle vurmuştu kendini bilime. Özellikle H.P. Lovecraft’ın kitaplarında okuduğu doğa-üstü hadiseleri gerçek sanıyor, yıllar geçtikçe dizginlenmesi namümkün bir hâl alan hayâl

ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar

Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş

ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar

Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş

catrin_welz_stein - unborn-ideas

Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]                                                   

catrin_welz_stein - unborn-ideas

Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]                                                   

kafka-samsa

Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)

Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif

kafka-samsa

Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)

Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif

possessed by formless dark thoughts

Bilgi ve Hakikat Arasındaki İlişki Bağlamında Anlamın Anlamı

Artık hepimizin bildiği gibi anlam kavramının anlamı üzerine İsa ve Sokrat gibi tanınmış şahsiyetlerden önce de düşünülmekte ve hatta bununla da kalınmayıp bu düşünülenler kaleme alınmaktaydı. Lakin henüz anlamın ne anlama geldiğine dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır ne yazık ki.

possessed by formless dark thoughts

Bilgi ve Hakikat Arasındaki İlişki Bağlamında Anlamın Anlamı

Artık hepimizin bildiği gibi anlam kavramının anlamı üzerine İsa ve Sokrat gibi tanınmış şahsiyetlerden önce de düşünülmekte ve hatta bununla da kalınmayıp bu düşünülenler kaleme alınmaktaydı. Lakin henüz anlamın ne anlama geldiğine dair kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır ne yazık ki.

The Metamorphosis of Franz Kafka (Video) + İzolasyon ve Yaratıcılık

A short film adaptation based on Kafka’s “Metamorphosis”. Early work by filmmaker Carlos Atanes, 1994. İzolasyon ve Yaratıcılık Eğer bunalımlı, yani depresif bir şahsiyet biraz yetenekliyse evden çıkıp toplumsallaşma uğruna saçmalamak yerine odaya kapanıp yaratıcı yazarlığa, müziğe veya ressamlığa falan

The Metamorphosis of Franz Kafka (Video) + İzolasyon ve Yaratıcılık

A short film adaptation based on Kafka’s “Metamorphosis”. Early work by filmmaker Carlos Atanes, 1994. İzolasyon ve Yaratıcılık Eğer bunalımlı, yani depresif bir şahsiyet biraz yetenekliyse evden çıkıp toplumsallaşma uğruna saçmalamak yerine odaya kapanıp yaratıcı yazarlığa, müziğe veya ressamlığa falan

live from the moon

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

live from the moon

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat

Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak

Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat

Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak

Aklın Yolu Bir Değildir: Radikal Demokrasi ve Ötekileştirmenin Faydaları

amandus: (c) Polly Morgan lawgiverz Bugün okura medyamızda son dönemlerde sıklıkla yer alan bir kavramın köklü bir eleştirisini sunmanın son derece gerekli olduğuna kanaat getirdim. Söz konusu kavram “ötekileştirmek…” Sağıyla soluyla çeşitli medya kuruluşlarımızın kalemşörleri tarafından var yere yok yere dillendirilip

Aklın Yolu Bir Değildir: Radikal Demokrasi ve Ötekileştirmenin Faydaları

amandus: (c) Polly Morgan lawgiverz Bugün okura medyamızda son dönemlerde sıklıkla yer alan bir kavramın köklü bir eleştirisini sunmanın son derece gerekli olduğuna kanaat getirdim. Söz konusu kavram “ötekileştirmek…” Sağıyla soluyla çeşitli medya kuruluşlarımızın kalemşörleri tarafından var yere yok yere dillendirilip

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı (Cengiz Erdem, Yeni Roman, I. ve II. Bölümler, 2009)

FMHS-1 Kasım 14, 2009 · Yorum Yapın Her şey dünyada artık televizyon diye bir şey olmadığıyla ilgili, daha doğrusu dünyadaki tüm televizyon ekranlarının bilinmeyen bir sebepten ötürü beyaza büründüğünü duyuran o garip ve bir o kadar da talihsiz haberin gazetelerde

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı (Cengiz Erdem, Yeni Roman, I. ve II. Bölümler, 2009)

FMHS-1 Kasım 14, 2009 · Yorum Yapın Her şey dünyada artık televizyon diye bir şey olmadığıyla ilgili, daha doğrusu dünyadaki tüm televizyon ekranlarının bilinmeyen bir sebepten ötürü beyaza büründüğünü duyuran o garip ve bir o kadar da talihsiz haberin gazetelerde

Amsterdam’da Aşk ve Ölüm

11 Eylül Deniz seviyesinin bile altındaki bu şehir yazan, çizen, üreten, çalan, çırpan insanlarla doluydu. Bense ölmekten başka yapacak bir şey kalmadığından emindim. Ne var ki bu bilgi o kadar acıydı ki bir türlü çiğneyip, sindirip, sıçamıyordum kendisini. Yani işte

Amsterdam’da Aşk ve Ölüm

11 Eylül Deniz seviyesinin bile altındaki bu şehir yazan, çizen, üreten, çalan, çırpan insanlarla doluydu. Bense ölmekten başka yapacak bir şey kalmadığından emindim. Ne var ki bu bilgi o kadar acıydı ki bir türlü çiğneyip, sindirip, sıçamıyordum kendisini. Yani işte

“Zeno” Kimdir, Kim’(ler)in Hikâyesidir?

Hakkı Yücel  Yazar Cengiz Erdem’in ikinci kitabı “Zeno (Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi)” (Cinius Yayınları) geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve bir okuru olarak tıpkı birinci kitabı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın”da olduğu gibi elime yapışıp kaldı.. Kendi adıma bu vazgeçilmez ilişkinin hangi kurucu ve

“Zeno” Kimdir, Kim’(ler)in Hikâyesidir?

Hakkı Yücel  Yazar Cengiz Erdem’in ikinci kitabı “Zeno (Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi)” (Cinius Yayınları) geçtiğimiz aylarda yayımlandı ve bir okuru olarak tıpkı birinci kitabı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın”da olduğu gibi elime yapışıp kaldı.. Kendi adıma bu vazgeçilmez ilişkinin hangi kurucu ve

Hayatı Seç?!

“Ekonomiyi düzeltirsek her şeyi düzeltmiş oluruz,” söylemi o kadar yanlıştır ki bu söylemin yanlışlığı sadece iki kelimenin yerini değiştirmek suretiyle düzeltilebilecek basit bir mantık hatasına indirgenemez. Zira burada söz konusu olan bu söylemi dillendiren zihniyetin içsel yapısından kaynaklanan bir bozukluktur.

Hayatı Seç?!

“Ekonomiyi düzeltirsek her şeyi düzeltmiş oluruz,” söylemi o kadar yanlıştır ki bu söylemin yanlışlığı sadece iki kelimenin yerini değiştirmek suretiyle düzeltilebilecek basit bir mantık hatasına indirgenemez. Zira burada söz konusu olan bu söylemi dillendiren zihniyetin içsel yapısından kaynaklanan bir bozukluktur.

Medya ve Kültür

Apollon’un ve Athena’nın Delphi dağlarında fink attığı zamanlar… Mitolojinin hakikate gerçek hadiselerden daha yakın olduğu Eflâtun öncesi çağlar… Homeros’un dönemi… Ne yazık ki hikâyemiz o dönemde geçmiyor sevgili okur. Sadece bir yıl öncesinde, mitik zamanların yitik zamanlara dönüştüğü, Athena ve

Medya ve Kültür

Apollon’un ve Athena’nın Delphi dağlarında fink attığı zamanlar… Mitolojinin hakikate gerçek hadiselerden daha yakın olduğu Eflâtun öncesi çağlar… Homeros’un dönemi… Ne yazık ki hikâyemiz o dönemde geçmiyor sevgili okur. Sadece bir yıl öncesinde, mitik zamanların yitik zamanlara dönüştüğü, Athena ve

Yeryüzünün Arka Bahçesinden Notlar

Senden ricam bir süreliğine bir balık olduğunu düşünmendir sevgili okur. Bir balık olarak sen, eğer karşında bir olta görsen, gidip kendini şeytani bir hazla kahkahalar ata ata o oltaya takar mıydın? Kendini bir balığın yerine koyan bir insan olarak ben

Yeryüzünün Arka Bahçesinden Notlar

Senden ricam bir süreliğine bir balık olduğunu düşünmendir sevgili okur. Bir balık olarak sen, eğer karşında bir olta görsen, gidip kendini şeytani bir hazla kahkahalar ata ata o oltaya takar mıydın? Kendini bir balığın yerine koyan bir insan olarak ben

Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm

 1. Freud ve Einstein  1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan

Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm

 1. Freud ve Einstein  1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan

Ölümsüzlük Teorisi

  Hayatımın bu karanlık dönemi elbet bir gün sona erecekti. O vakte kadar yapmam gerekense kendimi bir ölümsüz olarak tahayyül etmek suretiyle ölüm, ölmek düşüncesini hayata geçirmeyi olasılıklar dışına hapsetmekti. Ne de olsa şimdiye kadar hiçbir ölümsüzün öldüğü, ölebildiği görülmemişti.

Ölümsüzlük Teorisi

  Hayatımın bu karanlık dönemi elbet bir gün sona erecekti. O vakte kadar yapmam gerekense kendimi bir ölümsüz olarak tahayyül etmek suretiyle ölüm, ölmek düşüncesini hayata geçirmeyi olasılıklar dışına hapsetmekti. Ne de olsa şimdiye kadar hiçbir ölümsüzün öldüğü, ölebildiği görülmemişti.

babymachine-784205

Oyunu Bozmak, Oyunu Kurmak ve Büyüklerin Saçmalıkları

 Aslen Almanya doğumlu olmakla beraber çalışmalarının büyük bir kısmını İngiltere’de yalnızlık içerisinde sürdürmeyi seçen Melanie Klein çocuk psikanalizinin yaratıcısı ve en önemli kuramcısıdır. Freudcu psikanalizden radikal bir kopuş gerçekleştirerek anti-ortodoks, daha doğrusu a-ortodoks, yani durağanlık karşıtı, akışkanlık yanlısı bir duruşu

babymachine-784205

Oyunu Bozmak, Oyunu Kurmak ve Büyüklerin Saçmalıkları

 Aslen Almanya doğumlu olmakla beraber çalışmalarının büyük bir kısmını İngiltere’de yalnızlık içerisinde sürdürmeyi seçen Melanie Klein çocuk psikanalizinin yaratıcısı ve en önemli kuramcısıdır. Freudcu psikanalizden radikal bir kopuş gerçekleştirerek anti-ortodoks, daha doğrusu a-ortodoks, yani durağanlık karşıtı, akışkanlık yanlısı bir duruşu

Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam

Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O

Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam

Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O

Where_I_Can_Reach_The_Sky_by_xetobyte

(‘ ,)Durağan Dünyanın Son Sahnesi(‘ ,)

Hayatı kilitlenmiş bir adamın kendini içinde bulduğu ruhsal ve fiziksel durumlara karşı giriştiği amansız mücadeleyi anlatan ve Türkçe’ye Durağan Dünya diye çevirebileceğimiz Wereld Van Stilstand filmi Hollanda’lı yönetmen Elbert Van Strien’in yazıp yönettiği 2002 yapımı oldukça deneysel 30 dakikalık bir

Where_I_Can_Reach_The_Sky_by_xetobyte

(‘ ,)Durağan Dünyanın Son Sahnesi(‘ ,)

Hayatı kilitlenmiş bir adamın kendini içinde bulduğu ruhsal ve fiziksel durumlara karşı giriştiği amansız mücadeleyi anlatan ve Türkçe’ye Durağan Dünya diye çevirebileceğimiz Wereld Van Stilstand filmi Hollanda’lı yönetmen Elbert Van Strien’in yazıp yönettiği 2002 yapımı oldukça deneysel 30 dakikalık bir

prozac nation - christina ricci

Prozac Toplumu

Sinir haplarıyla yaşayan dengesiz bir kızın hayatını anlatan Prozac Toplumu adlı pek popüler romanı artık hepimiz biliyoruz. Doksanlar’ın sonlarında yayınlandığında satış rekorları kırmış bu Elizabeth Wurtzel romanını sinemaya da adapte etmişler geçtiğimiz yıllarda. Genel kültür olsun diye söylüyorum, 1 €’ya

prozac nation - christina ricci

Prozac Toplumu

Sinir haplarıyla yaşayan dengesiz bir kızın hayatını anlatan Prozac Toplumu adlı pek popüler romanı artık hepimiz biliyoruz. Doksanlar’ın sonlarında yayınlandığında satış rekorları kırmış bu Elizabeth Wurtzel romanını sinemaya da adapte etmişler geçtiğimiz yıllarda. Genel kültür olsun diye söylüyorum, 1 €’ya

videodrome

Algılama Mekanizmasının Kırılması ve Daha Başka Kompleks Realiteler

Eğer dünyayı bir çöp tenekesine benzetecek olursak ve kendimizi de bu çöp tenekesinde yaşayan mikroplar olarak görürsek, birer mikrop olarak “nasıl daha iyi bir hale getirebilirim yaşadığım yeri?” sualiyle baş başa kalmış olarak bulmayız belki kendimizi. Lâkin hayal gücümüzü kullanmak

videodrome

Algılama Mekanizmasının Kırılması ve Daha Başka Kompleks Realiteler

Eğer dünyayı bir çöp tenekesine benzetecek olursak ve kendimizi de bu çöp tenekesinde yaşayan mikroplar olarak görürsek, birer mikrop olarak “nasıl daha iyi bir hale getirebilirim yaşadığım yeri?” sualiyle baş başa kalmış olarak bulmayız belki kendimizi. Lâkin hayal gücümüzü kullanmak

Ölüm Dürtüsünün Ötesinde

İnsan ruhunun karanlık yönünü yakından tanıyan okuyucularımızın gayet iyi bileceği üzere insan denen mahlûk, yasanın negatif gücüne karşı sevgiyi üretebildiği oranda edilgen bir hiç olmaktan kurtulup etkin bir varlığa dönüşür. Artık hepimizin bildiği gibi yasanın negatif dayatmalarının ölüm dürtüsüne sebebiyet

Ölüm Dürtüsünün Ötesinde

İnsan ruhunun karanlık yönünü yakından tanıyan okuyucularımızın gayet iyi bileceği üzere insan denen mahlûk, yasanın negatif gücüne karşı sevgiyi üretebildiği oranda edilgen bir hiç olmaktan kurtulup etkin bir varlığa dönüşür. Artık hepimizin bildiği gibi yasanın negatif dayatmalarının ölüm dürtüsüne sebebiyet

whitescreenpanopticon - fantezi makinesinde hakikat sızıntısı

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı ~ Cengiz Erdem (eKitap)

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sıkıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

whitescreenpanopticon - fantezi makinesinde hakikat sızıntısı

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı ~ Cengiz Erdem (eKitap)

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sıkıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekran…larının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

Diyaloglar

Faize Özdemirciler’in Cengiz Erdem’le Afrika Pazar İçin Yaptığı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın” Röportajı Faize Özdemirciler: “Kara bahtlı okur” seni ”Avrupa” ve “Afrika”daki yazılarından biliyor, ben de öyle. Ben senin yazılarını okurken, yazmaktan başka bir şey yapamayacağını ve aslında yapmaman gerektiğini

Diyaloglar

Faize Özdemirciler’in Cengiz Erdem’le Afrika Pazar İçin Yaptığı “Beni Bu Dışarıdan Çıkarın” Röportajı Faize Özdemirciler: “Kara bahtlı okur” seni ”Avrupa” ve “Afrika”daki yazılarından biliyor, ben de öyle. Ben senin yazılarını okurken, yazmaktan başka bir şey yapamayacağını ve aslında yapmaman gerektiğini