Category Archives: Sinema

Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik

Kendi Hayâllerinin Kurbanları Olarak Slavoj Zizek’in Film Karakterleri

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İflâh olmaz bir komünist olduğu artık herkes tarafından bilinen Slavoj Zizek’e sıklıkla yöneltilen sorulardan birisi de, acil çözüm bekleyen bu kadar çok siyasi sorun varken, neden doğrudan siyasi mücadeleye yönelik

ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar

Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş

ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar

Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş

cenote 2006

Passing Across The Dead Zone and Moving Towards The Dread Zone

It is early 1974, “in Washington, Richard Nixon was being pressed slowly into a corner, wrapped in a snarl of magnetic tapes. […] In Room 619 of the Eastern Maine Medical Center, Johnny Smith still slept. He had begun to

cenote 2006

Passing Across The Dead Zone and Moving Towards The Dread Zone

It is early 1974, “in Washington, Richard Nixon was being pressed slowly into a corner, wrapped in a snarl of magnetic tapes. […] In Room 619 of the Eastern Maine Medical Center, Johnny Smith still slept. He had begun to

catrin_welz_stein - unborn-ideas

Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]                                                   

catrin_welz_stein - unborn-ideas

Birer Fantezi Makinesi Olarak Sinematik Aygıt, Beyin ve Psişe

İdeoloji bireylerin gerçek varoluş koşullarıyla kurdukları hayalî ilişkinin bir temsilidir.[1] İdeoloji maddi bir varoluşa sahiptir.[2]                                                   

tv womb

Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon

Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı

tv womb

Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon

Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı

videodrome

The Correlation Between Freud, Cronenberg, Identical Twins, Gynecology and Videodrome Tapes

Dead Ringers With Dead Ringers (1988) Cronenberg shows the consequences of an attempt to get rid of the space between the me and the not me. The illusory absence of difference between Mantle twins Beverly and Elliot is their own

videodrome

The Correlation Between Freud, Cronenberg, Identical Twins, Gynecology and Videodrome Tapes

Dead Ringers With Dead Ringers (1988) Cronenberg shows the consequences of an attempt to get rid of the space between the me and the not me. The illusory absence of difference between Mantle twins Beverly and Elliot is their own

live from the moon

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

live from the moon

Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı

‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı

Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam

Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O

Hiçbir Yerde, Hiç Kimseyle, Hiçbir Şey Yapmayan Adam

Michelangelo Antonioni’nin Hollywood için söylediği, “hiçbir yerde olup hiç kimseyle, hiçbir şey hakkında konuşmak gibi,” sözünü akılda tutarak içinde bulunduğum duruma bakacak olursam görürüm ki ben aslında içindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaktan başka hiçbir şey yapmayan bir hiçim. O

videodrome

Algılama Mekanizmasının Kırılması ve Daha Başka Kompleks Realiteler

Eğer dünyayı bir çöp tenekesine benzetecek olursak ve kendimizi de bu çöp tenekesinde yaşayan mikroplar olarak görürsek, birer mikrop olarak “nasıl daha iyi bir hale getirebilirim yaşadığım yeri?” sualiyle baş başa kalmış olarak bulmayız belki kendimizi. Lâkin hayal gücümüzü kullanmak

videodrome

Algılama Mekanizmasının Kırılması ve Daha Başka Kompleks Realiteler

Eğer dünyayı bir çöp tenekesine benzetecek olursak ve kendimizi de bu çöp tenekesinde yaşayan mikroplar olarak görürsek, birer mikrop olarak “nasıl daha iyi bir hale getirebilirim yaşadığım yeri?” sualiyle baş başa kalmış olarak bulmayız belki kendimizi. Lâkin hayal gücümüzü kullanmak