Category Archives: Foucault
Becoming self-consciousness « Indecent Bazaar
Only out of distress or disharmony can the soul create. Indeed, this is in strong resonance with a previous post, Thinking the uncommon, in which I signalled, invoking Erdem’s treatment of Melanie Klein, that uncommon, novel creative thought emerges out
Becoming self-consciousness « Indecent Bazaar
Only out of distress or disharmony can the soul create. Indeed, this is in strong resonance with a previous post, Thinking the uncommon, in which I signalled, invoking Erdem’s treatment of Melanie Klein, that uncommon, novel creative thought emerges out
The Island: Waiting for a day that will never come
The Island is a science-fiction movie directed by Michael Bay. Our hero, Lincoln Six-Echo (Ewan McGregor) wakes up from a nightmare in which he sees himself drowning. What we, the spectators don’t know yet is that Lincoln has actually woken
The Island: Waiting for a day that will never come
The Island is a science-fiction movie directed by Michael Bay. Our hero, Lincoln Six-Echo (Ewan McGregor) wakes up from a nightmare in which he sees himself drowning. What we, the spectators don’t know yet is that Lincoln has actually woken
ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş
ADA: Hiç gelmeyecek bir günü beklemekle geçiyor yıllar
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza (Discipline and Punish)adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş
Kopernik Devrimi, Aydınlanma, Körlük ve Durumun Vehameti
Ertesi sabah uyanıp devletler platformu ne verdiyse, ki sadece bisküvi ve neskahve vermişti, onu yedikten-içtikten, pijamalarını ve içi muflonlu terliklerini çıkarıp tertemiz elbiselerini ve ayakkabılarını giydikten sonra üç silahşörler Spekülatif Realizm’le ilgili konferansın yapılacağı Birkbeck Üniversitesi Sosyal ve İnsani Bilimler
Kopernik Devrimi, Aydınlanma, Körlük ve Durumun Vehameti
Ertesi sabah uyanıp devletler platformu ne verdiyse, ki sadece bisküvi ve neskahve vermişti, onu yedikten-içtikten, pijamalarını ve içi muflonlu terliklerini çıkarıp tertemiz elbiselerini ve ayakkabılarını giydikten sonra üç silahşörler Spekülatif Realizm’le ilgili konferansın yapılacağı Birkbeck Üniversitesi Sosyal ve İnsani Bilimler
Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)
Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif
Global Anormalleşme ve Ötesi (Aydınlanma, Post-yapısalcılık ve Eleştirel Teori)
Post-yapısalcılık adlı düşünce akımının son otuz yılda deforme olmakla kalmayıp özündeki ideoloji karşıtı duruşa son derece ters düşen bir şekilde yüceltilerek global kapitalizm dedikleri üretim ilişkileri biçiminin elinde şamar oğlanına döndürüldüğünü artık hepimiz biliyoruz. Ünlü Alman düşünürü Karl Marx’ın tarif
Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon
Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı
Televizyon, Kapitalizm ve Panopticon
Felsefedeki iki önemli dönüm noktası Descartes ve Spinoza’nın eserlerinde çıkıyor karşımıza. Birbirlerinin tersi yönlerde ilerleyen bu dönümler şöyle: Descartes ruhun bedenden bağımsız, kendine yeterli ve bedenin ölümü halinde bile varlığını sürdürebilecek bir şey olduğunu söylüyordu. Oysa Spinoza buna şiddetle karşı
Cronenberg, Burroughs, Deleuze (2) – The Evil Spirit and The Spiritual Automaton
The Evil Spirit and The Spiritual Automaton It is a recurrent theme in science-fiction-thriller movies that in time humanity turns into the slave of its own creation, namely of machines. It is precisely because of this fear of being replaced
Cronenberg, Burroughs, Deleuze (2) – The Evil Spirit and The Spiritual Automaton
The Evil Spirit and The Spiritual Automaton It is a recurrent theme in science-fiction-thriller movies that in time humanity turns into the slave of its own creation, namely of machines. It is precisely because of this fear of being replaced
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı
‘Beni Bu Dışarıdan Çıkarın’ ve ‘Zeno: Filozofun Bir Ölümlü Olarak Portresi’, Cengiz Erdem’in daha önce yayımlanmış kitapları. Yazar, ‘Fantezi Makinesinde Hakikat Sızıntısı’ isimli elimizdeki son kitabında ise, dünyadaki tüm televizyon ekranlarının yanı sıra, daha başka ekranların da bilinmeyen sebeplerden dolayı
Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat
Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak
Gilles Deleuze: Bir Ölüm, İki Hayat
Gilles Deleuze’ün felsefesi üzerine kaleme aldığı Theatrum Philosophicum adlı makalesinde, “belki de bir gün yüzyılımız Deleuze’ün yüzyılı diye anılacak,” demekte zerre kadar tereddüt etmeyen Michel Foucault’yu haklı çıkaran o kadar çok sebep var ki, bu sebepleri tek tek sıralamaya kalksak
Bir Gözün İçinde Binbir Göz
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş biçimini gözler
Bir Gözün İçinde Binbir Göz
Michel Foucault Hapishanenin Doğuşu: Gözetim ve Ceza adlı başyapıtında mimar ve düşünür Jeremy Bentham’ın yeni bir hapishane modeli olarak tasarladığı ve Panopticon adını verdiği, zamanına göre (Ondokuzuncu yüzyıl) devrimci sayılabilecek gözetim ve denetim mekanizmasını modern zamanlardaki iktidarın işleyiş biçimini gözler
Bilgi Perspektiftir: Nietzsche, Foucault ve Derrida
Ünlü Fransız düşünürü Michel Foucault’nun eserleri bizlere Modernizmin bazı yanlarının keskin ve köklü bir eleştirisini sunar.[1] Modernizmin veya Modern diye tabir edilen bakış açısının tıkanma noktalarını saptayarak, “bilgi nedir?” sorusundan hareketle “aydınlanma nedir?” sorusuna yönelen ve bu soruyu What
Bilgi Perspektiftir: Nietzsche, Foucault ve Derrida
Ünlü Fransız düşünürü Michel Foucault’nun eserleri bizlere Modernizmin bazı yanlarının keskin ve köklü bir eleştirisini sunar.[1] Modernizmin veya Modern diye tabir edilen bakış açısının tıkanma noktalarını saptayarak, “bilgi nedir?” sorusundan hareketle “aydınlanma nedir?” sorusuna yönelen ve bu soruyu What
Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm
1. Freud ve Einstein 1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan
Kudurmuş Yeni Dünyada Yaşam ve Ölüm
1. Freud ve Einstein 1931 yılında Uluslararası Entelektüel İş Birliği Enstitüsü birtakım entelektüelleri dünyayı bekleyen sorunların çözümünü düşünmek ve tartışmak amacıyla bir araya gelmeye davet etti. Birinci Dünya Savaşı sonlanmış ama ikincisi kapıya dayanmak üzereydi. Orta Avrupa’daki gelişmeler yaklaşmakta olan


Ahkâmlar/Speculations