“Ben Cinler’i Avrupa’nın kenarlarında, merkezden uzak, Batı hayalleri ve Allah’ın varlığı-yokluğu bunalımları içerisinde yaşayan radikal aydınların saklamak istedikleri utanç verici sırlarını haykıran bir kitap olarak gördüm.“ Cinler’in Önsöz’ünde, Orhan Pamuk
Nietzsche’nin filozof mu yoksa bir sanatçı mı, düşünür mü yoksa bir şair mi olduğunu tartışabildiğimiz gibi, Dostoyeski’nin bir sanatçı mı yoksa bir düşünür mü olduğunu da uzatarak konuşabiliriz. Böyle Buyurdu Zerdüşt “şiir”se, Ecinniler‘in “felsefe” olduğunu söylemek abes kaçmaz. Yine de Nietzsche ve Dostoyevski asıl maharetlerini bu ayrımları katetmiş, ihmal ya da ihlal etmiş olmalarıyla gösterirler.… Read More
via Mutlak Töz
Advertisement
Like this:
Be the first to like this post.